-Her Güne Bir Kişisel Gelişim Önerisi-

Konu 'Kişisel Gelişim' bölümünde baysedef tarafından paylaşıldı.

  1. baysedef

    baysedef Üye

    Katılım:
    3 Nisan 2010
    Mesajlar:
    537
    Beğenileri:
    384
    Ödül Puanları:
    64

  2. baysedef

    baysedef Üye

    Katılım:
    3 Nisan 2010
    Mesajlar:
    537
    Beğenileri:
    384
    Ödül Puanları:
    64
    Kendine birinci el oksijen ısmarla!

    Beyin glikoz ile oksijeni yakıt olarak kullanır. Bol ve temiz oksijen beyin için çok önemlidir. Beynimiz ağırlık olarak vücudumuzun %2’sini oluşturduğu halde, vücuda gelen oksijenin %25’ini tüketmektedir. Oksijensiz kaldığımızda ölümü ilk gerçekleşen organ beynimizdir. Odanızın penceresini açarak kendinize bol bol “birinci el” oksijen ısmarlayın! Hayatınızı önemli oranda etkileyecek kararları açık havada yürüyerek alın. Toplantılarda bile arada bir pencereyi açın.
    neşet bunu beğendi.
  3. baysedef

    baysedef Üye

    Katılım:
    3 Nisan 2010
    Mesajlar:
    537
    Beğenileri:
    384
    Ödül Puanları:
    64
    Her insan hak ettiği hayatı yaşar!

    Hayatımızın ilk yarısında şansımızın rast geldiği, ikinci yarısında hak ettiğimiz hayatı yaşarız. Sadece yaptıklarımızla değil, yapmamız gerektiği halde yapmadıklarımızla da, hak ettiğimiz hayatı yaşarız. Dünkü seçimlerimizin sonucunu bugün, bugünkü seçimlerimizin sonucunu yarın yaşıyoruz. Çoğumuz seçim yaptığımızın farkında olmadan seçimlerimizi yapıyoruz. Seçimlerimiz ile sonuçları arasındaki zaman farkından dolayı aradaki bağlantıyı kuramıyoruz.


    [​IMG]
  4. baysedef

    baysedef Üye

    Katılım:
    3 Nisan 2010
    Mesajlar:
    537
    Beğenileri:
    384
    Ödül Puanları:
    64
    KALBİNİZİN SESİNİ DİNLEYİN. TAVUKLARIN SÖZLERİNİ DEĞİL

    Bir zamanlar, büyük bir dağda kartallar yuva yaparlarmış. Bir kartal da 4 tane yumurtası ile bu dağda yaşıyormuş. Bir gün bir deprem olmuş. Ve yumurtalardan bir tanesi dağdan yuvarlana yuvarlana vadide yer alan bir çiftliğe kadar düşmüş. Bu çiftlik bir tavuk çiftliğiymiş. Çiftlikteki tavuklar, bu değişik ve normalden büyük yumurtayı sahiplenmeye karar vermişler. Yaşlı bir tavuk bu yumurtayı ve içinden çıkacak yavruyu, koruması altına almış.

    Bir gün, küçük kartal doğmuş. Çevresinde tavukları görmüş ve kendini bir tavuk zannetmiş. Bütün tavuklar da ona bir tavuk gibi davranmışlar. Ailesini de çok seviyormuş. İçinden, bazen, “ben kimim?” sorusu geçiyormuş. Ama o bir tavukmuş. Bunu böyle bilmeliymiş.

    Bir gün çiftlikte oyun oynarlarken, yukarı baktığında bir grup kartalın özgürce uçtuklarını görmüş. “Aman Allah’ım, ne kadar güzel uçuyorlar. Ben de onlar gibi uçmayı çok isterdim” demiş. Tavuklar, bu düşünceye hep birlikte gülmüşler. “Sen bir tavuksun ve tavuklar uçamazlar” demişler.

    Küçük kartal, artık daha sık gökyüzüne bakıyor ve uçan kartallar gibi uçmak, özgür olmak istiyormuş. Ne zaman bu düşüncesinden arkadaşlarına, ailesine bahsetse, hep şu cevabı alıyormuş. “Sen bir tavuksun. Bırak bu hayalleri.”

    Zamanla, küçük kartal da bu düşünceyi kabul etmiş. Hayal kurmaktan vazgeçmiş ve hayatını bir tavuk olarak yaşamaya karar vermiş. Ve hayatının sonu geldiğinde de bir tavuk! olarak ölmüş.

    Kıssadan hisse:

    Ne olduğunu düşünürsen, o olursun. Eğer, hayatınızın herhangi bir zamanında, kartal olma hayalini kurarsanız, hayallerinizi takip edin!!
    neşet bunu beğendi.
  5. baysedef

    baysedef Üye

    Katılım:
    3 Nisan 2010
    Mesajlar:
    537
    Beğenileri:
    384
    Ödül Puanları:
    64
  6. baysedef

    baysedef Üye

    Katılım:
    3 Nisan 2010
    Mesajlar:
    537
    Beğenileri:
    384
    Ödül Puanları:
    64
    Yapamayacaklarınızın yapabileceklerinizi engellemesine izin vermeyin.


    Büyük başarıların önündeki en büyük engel küçük başarılardır. Yapamayacaklarınızın yapabileceklerinizi engellemesine izin vermeyin. Her insan sadece bir işi herkesten iyi yapabilecek potansiyelle doğar. En iyi yapabileceğin işi bulup yapmak zorlanmadan başarıyı getirir. Başarmak en iyi yapabileceği işi dünyaya ifade etmektir.
  7. baysedef

    baysedef Üye

    Katılım:
    3 Nisan 2010
    Mesajlar:
    537
    Beğenileri:
    384
    Ödül Puanları:
    64
    " Hayat istediğim gibi gitmiyor "
    demek çok yanlış.
    Zaten hayatın bir yere gittiği yok :)
    Giden biziz ve gittiğimiz yolu değiştirmek için
    Bir şeyler yapabiliriz
  8. baysedef

    baysedef Üye

    Katılım:
    3 Nisan 2010
    Mesajlar:
    537
    Beğenileri:
    384
    Ödül Puanları:
    64
    1. Düşünmeye vakit ayır ; Düşünce, güç için kaynaktır.
    2. Eğlenceye vakit ayır ; Eğlence, gençliğin sırrıdır.
    3. Okumaya vakit ayır ; Okuma, bilginin pınarıdır.
    4. Duaya vakit ayır ; Dua, güç anlarda direnmenin desteğidir.
    5. Sevmeye vakit ayır ; Sevme, yaşamı tatlı kılan şeydir.
    6. Anlaşmaya vakit ayır ; Anlaşma, hoşgörünün anahtarıdır.
    7. Gülmeye vakit ayır ; Gülme, ruhun müziğidir.
    8. Vermeye vakit ayır ; Verme, günün aydınlığıdır.
    9.İşini yapmaya vakit ayır ; İş, huzurun kaynağıdır.
    10. Teşekküre vakit ayır ; Teşekkür, yaşam pastasının kremasıdır.
  9. baysedef

    baysedef Üye

    Katılım:
    3 Nisan 2010
    Mesajlar:
    537
    Beğenileri:
    384
    Ödül Puanları:
    64
    Anka kuşunun hikayesi....


    Rivayet olunur ki, kuşların hükümdarı olan Simurg Anka, Bilgi Ağacı'nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş...

    Kuşlar Simurg'a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Kuşlar dünyasında her şey ters gittikçe onlar da Simurg'u bekler dururlarmış. Ne var ki, Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler.

    Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg'un kanadından bir tüy bulmuş. Simurg'un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg'un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler.

    Ancak Simurg'un yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı'nın tepesindeymiş. Oraya varmak için yedi dipsiz vadiyi aşmak gerekirmiş. Kuşlar, hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar. Yorulanlar ve düşenler olmuş.

    Önce Bülbül geri dönmüş, güle olan aşkını hatırlayıp;

    papağan o güzelim tüylerini bahane etmiş(oysa tüyleri yüzünden kafese kapatılırmış);

    Kartal; yükseklerdeki krallığını bırakamamış;

    baykuş yıkıntılarını özlemiş,

    balıkçıl kuşu bataklığını.

    Yedi vadi üzerinden uçtukça sayıları gittikçe azalmış.

    Ve nihayet beş vadiden geçtikten sonra gelen Altıncı Vadi "şaşkınlık" ve sonuncusu Yedinci Vadi "yokoluş"ta bütün kuşlar umutlarını yitirmiş... Kaf Dağı'na vardıklarında geriye otuz kuş kalmış.

    Simurg'un yuvasını bulunca ögrenmişler ki;

    "SİMURG ANKA - Otuz Kuş" demekmiş.

    Onların hepsi Simurg'muş. Her biri de Simurg'muş. Simurg Anka'yı beklemekten vazgeçerek, şaşkınlık ve yokoluşu da yaşadıktan
    sonra bile uçmayı sürdürerek, kendi küllerimiz üzerinden yeniden doğabilmek için kendimizi yakmadıkça, her birimiz birer Simurg olmayı göze almadıkça bataklığımızda, tüneklerimizde ve kafeslerimizde yaşamaktan kurtulamayacağız.

    Şimdi kendi gökyüzünde uçmak zamanıdır...
    tumblr_ ve Moderatör Seher bunu beğendi.
  10. baysedef

    baysedef Üye

    Katılım:
    3 Nisan 2010
    Mesajlar:
    537
    Beğenileri:
    384
    Ödül Puanları:
    64
    MUTLULUĞUN ANAHTARI

    Kuvvetli inanç, mutluluğun temel şartıdır. İnançsızlık en büyük huzursuzluk kaynağıdır.
    İman mutluluk anahtarıdır ve bütün güzelliklerin kaynağıdır. İnsanı insan yapan bütün değerler ondan çıkar. İnsanı huzura gark eden en önemli sır, bu dünyada başıboş olmadığına inanması, bir sahibinin bulunduğunu görmesi ve bilmesidir. İman etmek gerekli, fakat yeterli değildir. Son değil başlangıçtır. İmanın bir kısım gerekleri vardır. Bunları yapan mutlu ve huzurlu olur.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...




    Karamsarlıktan, olumsuz düşüncelerden uzak olmalıdır. Allah'la irtibatı güçlü insanın mutsuz, umutsuz ve huzursuz olması mümkün değildir. İnsanın Allah ile O'nun indirdiği Kitap ve gönderdiği Peygamber ile irtibatı zayıfladıkça, huzursuzluğu, mutsuzluğu artar, kendi hayatını kendisi karartmış olur. Her türlü olumsuz düşüncelerden, psikolojik, biyolojik ve sosyal zaaflarından sıyrılmalı ve kâmilleşme, olgunlaşma mücadelesi vermelidir.



    İnsan hayatı boşluk kabul etmez. Hayırlı, faydalı ve güzel şeylerle meşgul olmalıdır. Tembellik, vurdumduymazlık, duyarsızlık gibi zaaflar içinde hep huzursuzluk tohumu taşıyan ve insanı mahveden hastalıklardır. Bunlardan kurtulmak lâzımdır.
    Kanaatsizlik, yanlış yönde kullanılan hırs ve tamah, gereksiz kuşku ve korkular terk edilmelidir. Haline şükretmeli, şikâyet etmemelidir.
    Toplumsal yardımlaşma ve dayanışmaya önem verilmeli, hep birlikte toplumu huzursuzluğa iten kötüler ve kötülükler ortadan kaldırılmalıdır.
    Ahiret inancı güçlü olmalı ve geçici dünyaya aldanılmamalıdır.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...




    Mutluluğun baş adresi evimiz, yuvamızdır. Evlerimiz otel veya lokanta değil, huzur ve mutluluk ocağıdır. Evimize, yuvamıza, işimize, aşımıza, ailemize sahip çıkmalıyız. Unutmayalım; insanlar, mutluluklarının mimarı olabilecekleri gibi, mutluluklarının katili de olabilirler. Biz mutlu olmayı, mutlu kalmayı seçmeliyiz.
    Eskiden insanlar şu beş söze çok önem verirlermiş: "ya nasip", "ya sabır", "tevekkeltü alallah", "er rızku alallah", "bu da geçer ya hu!"
    Şimdi bunlar bizlerde levhalarda, duvarlarda asılı kaldı. Hayatımıza girselerdi mutlaka mutluluğumuza çok büyük katkılarda bulunurlardı.

Sayfayı Paylaş