Can Yücel Şiirleri..

Konu 'Alıntı Şiirler' bölümünde Moderatör Güleda tarafından paylaşıldı.

  1. HypeR

    HypeR Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2008
    Mesajlar:
    334
    Beğenileri:
    90
    Ödül Puanları:
    0

    Ben bu adamı hep Can Dündarla karıştırmışımdır ya xD
  2. nil_k

    nil_k Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2007
    Mesajlar:
    348
    Beğenileri:
    99
    Ödül Puanları:
    16
    Boşver Be Yaşı Başı…

    Boşver be yaşı başı!
    Gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver?..
    Şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan,
    Sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver?
    Koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını,
    Gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama
    Gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.


    Bilirim yine yeşere...cek bir çiçek bulursun bir dalda,
    Ama aklını kaybedecek bir aşk varsa avuçlarında,
    Bırak aksın yollarına.
    Yağ geç, yık geç, kimse inanmazsa inanmasın.
    Sen inan yüreğine,
    Hem ona geçmezse kime geçer sözün?..
    Büyü büyü… bak ellerin ayakların kocaman.
    Aklın da maaşallah yerinde,
    E ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.
    Akıllı ol, yüreğin gelir peşinden,


    Boşver yaşı başı,
    Aşk var mı aşk, sen ondan haber ver?
    Takılmışsın yüzündeki gözündeki çizgilere.
    O çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün,
    Atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir
    Kış günü, öl gitsin…
    Parayı pulu savurup,
    Bir balıkçı köyünde balık tutmak mıdır isteğin,
    Savrul gitsin…


    Boş ver be yaşı başı, kim tutar seni kim,
    Kendi yüreğinden başka kim?.
    Aklını al da öyle git,
    İster bir duvara, ister bir od aya, ister kıra
    Bayıra vur da git.


    Dert etme ellerini, onlar da gelir seninle
    Bırakmadıkça birine.
    O biri de gelir gerçekten istediğin oysa,
    Seveceksen ve öleceksen uğruna…
    Yaşa be, yaşa da öyle git, gireceksen toprağa…
    Yaş 70′e gelse bile, hayat daha bitmemiş.
    Sen mi biteceksin?
    Çekeceksen bile bayrağı,
    Yaşadım ulan dibine kadar diyemiycek misin?

    Can Yücel

    (diyecem ulan) güsel bi şiiride bnden
    anyone bunu beğendi.
  3. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.813
    Ödül Puanları:
    38
  4. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.813
    Ödül Puanları:
    38
  5. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.813
    Ödül Puanları:
    38
  6. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.813
    Ödül Puanları:
    38
  7. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.813
    Ödül Puanları:
    38
  8. !!!aslı!!!

    !!!aslı!!! Üye

    Katılım:
    5 Aralık 2009
    Mesajlar:
    26
    Beğenileri:
    8
    Ödül Puanları:
    0
    Her Şey Sende Gizli

    Yerin seni çektiği kadar ağırsın,

    Kanatların çırpındığı kadar hafif..
    Kalbinin attığı kadar canlısın,
    Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
    Sevdiklerin kadar iyisin,
    Nefret ettiklerin kadar kötü..
    Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
    Karşındakinin gördüğüdür rengin..
    Yaşadıklarını kâr sayma:
    Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
    Sevdiğin kadardır ömrün..
    Gülebildiğin kadar mutlusun.
    Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
    Sakın bitti sanma her şeyi,
    Sevdiğin kadar sevileceksin.
    Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
    Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın.
    Bir gün yalan söyleyeceksen eğer;
    Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
    Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret,
    Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın.
    Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın,
    Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
    Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
    Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
    Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
    İşte budur hayat!
    İşte budur yaşamak,
    Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
    Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
    Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
    Çiçek sulandığı kadar güzeldir,
    Kuşlar ötebildiği kadar sevimli,
    Bebek ağladığı kadar bebektir.
    Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin,
    bunu da öğren,



    SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN...
    .



    /Can Yücel/...



    Can Yücel in en sevdiğim şiirlerindendir...:330:
  9. anyone

    anyone Üye

    Katılım:
    18 Ocak 2011
    Mesajlar:
    35
    Beğenileri:
    16
    Ödül Puanları:
    0
    Hayatı Tersten Yaşamak

    Yaşamın en tatsız tarafı sona eriş seklidir..
    Şüphesiz ki yaşamı tersten yasamak daha güzel,
    Hatta mükemmel olurdu.
    Nasıl mi ?
    Cami'de uyanıyorsunuz. Bir tahta
    sandık içersinde, Herkes karsınızda
    saf durmuş, iyiliğinize dua ediyor
    ve tüm haklar helal edilmiş
    vaziyette.tabuttan doğruluyorsunuz, yaşlı,
    Olgun ve ağırbaşlı olarak.
    Herkes etrafınızda, büyük bir
    İtibar, iltifatlar, çocuklar torunlar hepsi
    Hazır.arabanıza kurulup evinize gidiyorsunuz.
    Doğar doğmaz devlet size
    maaş bağlıyor, aylık veya üç ayda bir maaşınızı
    alıyorsunuz. Ne güzel, hazır maaş, hazır ev....
    Altmışlı yaslara kadar hersek garanti, huzur
    içinde yaşıyorsunuz. Sağlığınız gittikçe düzeliyor,
    kaslar güçleniyor, kuvvetleniyorsunuz. Bir gün
    çalışmak istiyorsunuz ve ise ilk başladığınız gün
    size hoş geldin hediyesi olarak bir plaket ve altın
    kol saati veriyor patronunuz.. Ve genel müdürlük
    veya bunun gibi yüksek bir makamdan tecrübeli bir
    insan olarak ise başlıyorsunuz. Herkes karsınızda
    el pençe divan...vücudunuzda da bazı hoşa giden hareketler
    de başlıyor. Gittikçe zayıflıyor forma giriyorsunuz.
    Diğer hormonal aktiviteler artıyor,
    fevkalade.....aman ne güzel günler başlıyor...
    Derken bir gün patron size artık üniversiteye
    gitsen daha iyi olur diyor. Bu arada babanız ortaya
    çıkmış, "fazla çalıştın" diyor "artık eve dön, isi
    bırak, okumaya basla, harçlığın benden olsun..." keyfe
    bakar misiniz ?
    Okuduğunuz dersler gittikçe kolaylaşıyor. Ekmek elden,
    su gölden bir dönem başlıyor. Partiler, diskotekler,
    kızların sayısı artıyor. Derken Anne ve babanız sizi
    götürüp getirmeye başlıyor, araba kullanma derdi de yok
    artık....
    Günün birinde sizi okuldan da alıyorlar, "evde otur,
    keyfine bak, oyuncaklarınla oyna" Diyorlar..
    Mamanız ağzınıza veriliyor, zaman zaman altınızı
    bile Temizliyorlar, hatta bu durum alışkanlık yaratıyor
    ve hiç tuvalet kullanmamaya başlıyorsunuz.
    Derken anneniz bir gün size süt verme
    kararını alıyor ve başka bir keyifli dönem başlıyor.
    Mama artık her yerde, her an ve en taze şeklinde
    hazır. Bir gün karanlık ilik ve sıcak bir ortama
    giriyorsunuz. Beslenmek için ağzınızı açmaya
    dahi gerek yok, bir kordondan besleniyor,
    sıcacık, yumuşacık, gürültü ve patırtısız bir
    ortamda yasıyorsunuz.
    Küçülüyor, küçülüyor, ufacık bir
    hücre halini alıyorsunuz.
    Ve günün birinde müthiş bir
    Olayla hayatiniz bitiyor... ; )

    Can Yücel
  10. anyone

    anyone Üye

    Katılım:
    18 Ocak 2011
    Mesajlar:
    35
    Beğenileri:
    16
    Ödül Puanları:
    0
    BİRAZ DEĞİŞTİM

    Biraz değiştim,
    Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar…
    Değiştim…
    Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
    Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
    Ben benimle savaşıyorum,
    Seninle değil…
    Sonucu kılıcı kuşanandan belli olan bir savaşın,
    ne kazanabileni ne de kaybedeniyim…
    Sorun değil…
    Elbet Alışırım…
    Biraz alıştım.
    Her şey kadar, her kez kadar, sen kadar…
    Alıştım!
    Varlığını istemediğim tüm eksik yanları
    Ve çokluğunu da, yokluğunu da istemediğim
    iki arada bir derede duyguya alışıyorum…
    Bir yanım bırak diyor bir yanıma
    Kesin değil! Henüz tanıştık…
    Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar…
    Tanıdığımı sandığım bana daha yakınım artık
    Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda
    Ve aynalarda ağlarken gördüklerim kendi tarafımda
    Bir yanım memnun oldum diyor,
    bir yanım tanıyamadım daha
    Samimi değil…
    Bir hayli kırıldım…
    Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar…
    Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime
    Gözlerimden tut da ciğerlerime kadar kırgınım…
    Aslında ne sana, ne olanlara…
    Kendime kırgınım!..
    Maziye hiç değil, âna kırgınım
    Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına
    Dinlediğim şarkılarda bana seni anımsatan şarkıcılara
    Beni anladığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşuna
    Bir hayli kırgınım…
    Beni ben kırdım oysa…
    İyi değilim.
    Galiba yoruldum…
    Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar…
    Kalbime, kalbimi kanıtlamaktan
    Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan
    Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum
    Aslında ne pişmanım ne de pes ediyorum!..
    Sadece beni kaybettikçe seni kaybediyorum.
    Şu kalp denen, beni bana sorgulatıyor artık
    Ki Seni sorgulamamasını nasıl beklerim?!..
    Toprağa bakan yanım senden zate ayrı
    Sana bakan yanımsa toprakla aynı
    Hıh! Ne yaparsan yap, gördüğünün seni görmesini bekleyemezsin!
    Gözlerim yorgun…
    Dudaklarım, dudaklarım hissiz…
    Dokunulmadan geçen yıllar bana ağır…
    Sarılmadan geçip giden uğurlamaların, kavuşmaları hep beklentisiz
    Söyleyemediklerini söylesende şimdi
    Sesine aşina yanım, onca sessizlikten sonra artık sağır!
    İsteyerek değil…
    Çok çalıştım
    Paylaştığımız hayatımızda bıraktığın onca üstü kapalı git izine
    Beni yerle bir eden kendince açık olan her tepkiye
    Ve bence bana tanımadığım bir adamı göstermene rağmen
    Daha öncede gitmiştim…
    Çok çalıştım…
    Paylaştığımız hayatımızda bıraktığın onca üstü kapalı git izine
    Beni yerle bir eden kendince açık olan her tepkine
    Ve bende bana tanımadığım bir adamı göstermene rağmen
    Gitmek için, bitmek için, sana huzur vermek için
    Çok çalıştım…
    Daha öncede gitmiştim…
    Kendi isteğimle…
    Anladım ki daha önce sevmemiştim!
    Çok çalıştım inan
    Değişen yanımın aslında hep aynı olduğunu göstermeye
    Her defasında daha da tozlanan canımı kırmadan korumaya
    Ve alışmaya kendime…
    Bu göz gözü görmez dumanlı halime
    Çok alışmaya çalıştım hem de…
    Tanıştım seninle doğan yanımla da, ölen yanımla da
    Birini yaşattım! Yaşatıyorum da hala
    Ama diğerinin ölmesine engel olamıyorum da

    Yorulmak, dinlenmekten geçmiyor
    An be an çöküyor, insanın içindeki güç
    Işığı sönüyor…
    Beyaza dönüyor rengi git gide
    Hissizleşiyor…
    Ne yormak istedim Seni,
    Nede yormak kendimi
    Çok çalıştım
    Gitmeye de kalmaya da…
    İkisi de aynı acı, ikiside rezil
    Daha öncede gitmiştim
    Ama böyle kalarak değil
    Böyle kalarak değil

    Can YÜCEL

Sayfayı Paylaş