11.sınıf EVRENSEL İLETİŞİM YAY. DİL VE ANLATIM CEVAPLARI

Konu 'Dil ve Anlatım 11. Sınıf' bölümünde Özlem tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. Özlem

    Özlem Bu ülke sizi de unuttu(!) - SOMA Özel Üye

    Katılım:
    15 Ekim 2009
    Mesajlar:
    4.040
    Beğenileri:
    3.106
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Konya

    [FONT=&quot]ANLAMA-YORUMLAMA[/FONT][FONT=&quot][/FONT]

    [FONT=&quot]1. Tanpınar’ın mektubunda her paragraf metnin iletisini verecek şekilde düzenlenmiştir.[/FONT]




    [FONT=&quot]SAYFA 48[/FONT][FONT=&quot][/FONT]

    [FONT=&quot]14.ETKİNLİK:[/FONT]

    [FONT=&quot]EK BİLGİ:[/FONT]

    [FONT=&quot]Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Ne İçindeyim Zamanın şiirinin tahlili:[/FONT]

    [FONT=&quot]“NE İÇİNDEYİM ZAMANIN” ŞİİRİ ÜZERİNE[/FONT][FONT=&quot][/FONT]




    [FONT=&quot] Ne İçindeyim Zamanın[/FONT]
    [FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Ne içindeyim zamanın,[/FONT]
    [FONT=&quot]Ne de büsbütün dışında;[/FONT]
    [FONT=&quot]Yekpâre geniş bir ânın[/FONT]
    [FONT=&quot]Parçalanmaz akışında.[/FONT]

    [FONT=&quot]Bir garip rüyâ rengiyle [/FONT]
    [FONT=&quot]Uyuşmuş gibi her şekil,[/FONT]
    [FONT=&quot]Rüzgarda uçan tüy bile[/FONT]
    [FONT=&quot]Benim kadar hafif değil.[/FONT]




    [FONT=&quot]Başım sükûtu öğüten[/FONT]
    [FONT=&quot]Uçsuz bucaksız değirmen;[/FONT]
    [FONT=&quot]İçim muradına ermiş[/FONT]
    [FONT=&quot]Abasız, postsuz bir derviş.[/FONT]

    [FONT=&quot]Kökü bende bir sarmaşık[/FONT]
    [FONT=&quot]Olmuş dünya sezmekteyim,[/FONT]
    [FONT=&quot]Mavi, masmavi bir ışık[/FONT]
    [FONT=&quot]Ortasında yüzmekteyim. [/FONT]
    [FONT=&quot] (A.HamdiTanpınar)[/FONT]
    [FONT=&quot] Yaşamla ölümün bıçak sırtı düzleminde, sersem sepet gezinip duran insanoğlunu, her zaman ilgilendirmiştir zaman kavramı. Özellikle de sanatçıları: Şairleri, yazarları, ressamları, müzisyenleri... Bu kişilerin yaşam boyunca ortaya koydukları, koymaya çalıştıkları şeyler de, zamanla didişmekten başka bir şey değildir aslında.[/FONT]
    [FONT=&quot]

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    [/FONT]
    [FONT=&quot] ve [/FONT][FONT=&quot]

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    , zamanı alt etmek için kendilerine yazılı anlatımı kalkan olarak seçmiş kişilerdir. Şairler, yapıtlarında (

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    lerinde) zaman sözcüğünü şiirsel düzlemde kullanırlar ve ellerindeki kalkanı daha da sağlamlaştırmaya çalışırlar. [/FONT]

    [FONT=&quot] Şiir, zaman kavramını somutlama aracı olarak kullanılmaktadır şairler tarafından.[/FONT]
    [FONT=&quot]

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    da şiirlerinde zaman kavr***** yer veren, zamanı şiirle yoğurmaya çalışan şairlerimizdendir. Bu yazıda, Tanpınar’ın “Ne İçindeyim Zamanın” adlı şiirine bu açıdan bakılacak ve şiir incelenecektir. [/FONT]

    [FONT=&quot] Önce şiirin, içeriğe de yansıyan biçim özellileri üzerinde durmak gerekiyor. Bu özellikleri şöyle belirleyebiliriz: [/FONT]

    [FONT=&quot]a- Şiir dörtlüklerden meydana gelmektedir.[/FONT]
    [FONT=&quot]b-

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    de sekizli hece ölçüsü kullanılmıştır.[/FONT]

    [FONT=&quot]c- Şiirde çapraz uyak düzeninden (abab, cdcd, efef, ghgh) yararlanılmıştır.[/FONT]
    [FONT=&quot]Yukarıda sözü edilen biçim özellikleri edebiyat fatihi şiire bir yandan kısıtlamalar getirirken, öte yandan da şiirin genişlemesine olanak tanımıştır.[/FONT]
    [FONT=&quot] Kısıtlamalar getirmiştir: Belirli bir ölçü ve uyak düzeninde ister istemez sınırlara dayanırsınız.[/FONT]
    [FONT=&quot] Genişlemesine olanak tanımıştır: edebiyat fatihi Her dörtlükte şiirin bütünü içinde düşüncenin, duygunun yayılması söz konusudur. [/FONT]
    [FONT=&quot] Şair,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    in ilk dizesine “ne... ne de”yi yerleştirerek kararsızlığı gündeme getirmektedir. Zamanın içinde olmamak, bir varlık, bir nesne, bir şey olarak zaman dışı olmak yaşamamak olmasa gerektir. Zamanın büsbütün dışında olmamak ise, sanırım, yaşamsallığa, bir varlık olarak “hayatiyet bulma”ya işarettir.[/FONT]

    [FONT=&quot] Yaşamı, nesneleri, zamanı adlandıran insanoğlu olduğuna göre “yekpare, geniş bir an”, “ezel ve ebed” içerisindeki algılamamızın bir yansımasıdır olsa olsa.[/FONT]
    [FONT=&quot] Bu yorum içinde ilk dörtlüğe bir bütün olarak bakıldığında, görülecek olan şudur: İlk iki dizedeki zaman karşısındaki kararsızlık, netleşememe, üç ve dördüncü dizelerde yerini belirginliğe bırakmaktadır. Zaman, insanın sınırlandırıcı düş gücüyle, kavramlaştırıcılığı ve adlandırıcılığıyla bir savunma düzeneği olmuştur. Bu nedenle, zamanın içinde ya da dışında olmak, kâr ya da zarar değildir. Kısaca, insan, tek parça anların ayrılmaz akışında debelenip durmaktadır. [/FONT]
    [FONT=&quot]

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    belki de yaşamımızın en gerçekçi göstergeleri,kendimizle buluştuğumuz,hesaplaştığımız anlar toplamıdır.[/FONT]

    [FONT=&quot] Tanpınar,ikinci dörtlükte “bir garip

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    rengi”nden söz etmektedir. Rüya,yaşamımızın en gerçekçi göstergesi olmasına karşın somut bir şey değildir. Dolayısıyla,rüyanın –gerçek anlamda-renginden konuşmak da söz konusu olamaz. Birinci dizedeki “bir garip rüya rengi”,ikinci dizedeki”her şekil”i uyuşturan,devinimsiz kılan,yaşamla yarı yaşam olan rüya hali arasındaki çizgiyi anlatan bir “yakıştırma”dır. Uyku ile uyuşukluk örtüşmesinde rüyanın payı elbette inkar edilemez ve sanırım bu iki dizede (Bir garip rüya rengiyle/Uyuşmuş gibi her şekil) rüya halinin,insanın uyuşukluğuna denk düşme düşüncesi şiirleştirilmiştir. [/FONT]

    [FONT=&quot]İlk bakışta,bölümün ilk iki dizesiyle sonraki iki dizesi arasında bir karşıtlık varmış gibi görünmektedir. Çünkü ilk iki dizede rüya halinden kaynaklanan uyuşukluk söz konusu iken, son (üçüncü ve dördüncü) dizelerde bir devinimden, devinimle bağdaştırılacak bir nesneden,tüyden,söz edilmektedir. Tüyün ifade ettiği eğretileme ise sonunda şaire,şairin ruh haline ve oradan da bedensel yapısına yansımaktadır:”Rüzgarda uçan tüy bile/Benim kadar hafif değil.”[/FONT]
    [FONT=&quot]Üçüncü dörtlükte, şairle (ya da şiir kişisiyle) ilgili ve ikişer dizeden oluşan bir yapı var. İlk iki dizide maddi durumu anlatan bir betimleme söz konusu: “Başım sükutu öğüten/ Uçsuz bucaksız değirmen.” “Baş” (duygu dünyasına yön veren nesne), değirmene, üstelik uçsuz bucaksız değirmene benzetilmektedir. Değirmende -şairin düşleminde- öğütülen, un ufak edilen, zaman karşısında yoksanan ise “sükût”tur. Uçsuz bucaksızlık içindeki dağınık sessizlik...[/FONT]
    [FONT=&quot]Dörtlüğün üçüncü ve dördüncü dizelerinde soyut bir varlık (iç), somut bir varlığa (derviş) benzetilmektedir. Burada bu benzetmeden çok, son belirleme (muradına ermiş bir dervişin durumu) önemlidir. Şair, bu belirmeyle zaman karşısındaki durumun gözler önüne sermektedir: “Benim sorunum zamanla!” [/FONT]
    [FONT=&quot]Bu dörtlükte kullanılan benzetme sözcüklerinin dizelere yerleştirilme biçimi de dikkat çekicidir. Bu biçim, şöyle gösterilebilir:[/FONT]
    [FONT=&quot]Başım..................................[/FONT]
    [FONT=&quot].............................değirmen [/FONT]
    [FONT=&quot]İçim......................................[/FONT]
    [FONT=&quot]..................................derviş[/FONT]
    [FONT=&quot](Benzetme ögeleri, çapraz olarak dize başında ve sonunda yer almaktadır.)[/FONT]
    [FONT=&quot] Bu dizilişte, benzetme ögelerinin, dörtlüğün hem biçim, hem de içerik belirlemesinde etkili olduğu görülebilir. Zaman kavramının bilinçli ya da kurgusal olarak algılandığı yer, dünyamızdır. Çünkü -en azından şimdilik- zamanı algılayan insanoğlu dünyada yaşıyor. Şair de sanırım bu düşünceden hareketle, insanın zaman karşısındaki çaresizliğini biraz olsun hafifletmek için “Kökü bende bir sarmaşık/ Olmuş dünya sezmekteyim” benzetmesine tutunmaktadır.[/FONT]
    [FONT=&quot]Masmavi bir ışık ortasında (yaşamla ölüm arasında, zamanın tedirgin ettiği bir dünyada) dönenip duran şair, son iki dizeyle başa, zaman karşısındaki kararsızlığa dönmektedir.[/FONT]
    [FONT=&quot]“Ne İçindeyim Zamanın” şiiri, biçim olarak kolay bir şiir olarak görünmesine karşın, zaman gibi “belalı” bir kavramı ele alması bakımından duyumsanması bile güç bir şiir olarak karşımızda durmaktadır.[/FONT]
    [FONT=&quot](Fahrettin Koyuncu, Düş Körükçüleri, Suteni Yayıncılık, 1997)




    [/FONT]
    Murat AKSOY bunu beğendi.
  2. Özlem

    Özlem Bu ülke sizi de unuttu(!) - SOMA Özel Üye

    Katılım:
    15 Ekim 2009
    Mesajlar:
    4.040
    Beğenileri:
    3.106
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Konya
    [FONT=&quot]SAYFA 49:[/FONT]
    [FONT=&quot]ÖLÇME-DEĞERLENDİRME[/FONT]
    [FONT=&quot]1.[/FONT]
    v [FONT=&quot]özel,iş ve resmi[/FONT]

    v [FONT=&quot]içten[/FONT]

    v [FONT=&quot]dilekçe[/FONT]

    v [FONT=&quot]özel mektup[/FONT]

    [FONT=&quot]2. (D)[/FONT]



    [FONT=&quot](D)[/FONT]

    [FONT=&quot](Y)[/FONT]

    [FONT=&quot](Y)[/FONT]

    [FONT=&quot]3) D[/FONT]

    [FONT=&quot]4) D[/FONT]

    [FONT=&quot]5(E)[/FONT]

    [FONT=&quot]6) B[/FONT]

    [FONT=&quot]7) B[/FONT]

    [FONT=&quot]8) D[/FONT]

    [FONT=&quot]9) E[/FONT]

    [FONT=&quot]10) D[/FONT]




    konu dağılmaması için konuyu kilitliyorum , buldukça paylasacağım .
    İyi Forumlar
    Murat AKSOY bunu beğendi.
  3. Murat AKSOY

    Murat AKSOY Türkçe Sevdalısı Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    49.558
    Beğenileri:
    886
    Ödül Puanları:
    38
    11. Sınıf Evrensel İletişimYayınları- 2012-2013 Dil ve Anlatım Ders Kitabı Cevapları – Sohbet (Söyleşi)Türü (sayfa 96-107)

    Şevket Radohakkında bir araştırma yapınız.
    ŞEVKET RADO (21 Nisan 1913 Üsküp)




    Türk gazeteci ve yazar. Şiir ve hikaye ileedebiyat hayatına giren Şevket Rado, fıkra ve sohbetleriyle tanınmıştır.Gençliğinde Şevket Hıfzı adını kullanarak şiirler yazan sanatçı, sohbet,deneme, radyo konuşmaları, gezi notları, fıkra türlerinde eserler vermiştir.İstanbul Radyosu’nda 5 yıl süreyle haftalık aile sohbetleri programı yapmıştır.Sohbetlerinde gençlere çoğunlukla gençlere seslenmiş, yaşama sevinci aşılayanbir anlatımla gençlerin hayat yolunda karşılaşacakları güçlükleri iyimser birgörüşle yorumlamıştır. Dili oldukça sadedir.



    Eserleri

    Şiirler (şiir)



    Hayat Böyledir

    Tatlı Dil

    Aile Sohbetleri

    Saadet Yolu

    Eşref saat

    Ümit Dünyası (Sohbet Kitapları)

    50. Yılında Sovyet Rusya

    Amerikan Rüyası (Seyahat)

    Türk Matbaacılık Tarihi (İbrahim MüteferrikaMatbaasında basılmış eserleri ve sonrasını anlatır)

    Türk Hattatları (Türk Hat Sanatı ile ilgili ilkansiklopedi tarzında bir eserdir)



    Edebî metinlerde kullanılan dilin, günlük konuşma dilindenfarklılıklarını araştırınız.

    Edebimetinlerde dil, sanatsal ve coşku ve heyecana bağlı işlevde kullanılır. Günlükkonuşma dilinde dilin sanatsal işlevine yer verilmez. (sorucenneti.net-alıntılarda kaynak gösteriniz.)

    Edebimetinlerde estetik ve söyleyiş güzelliği ön plandadır. Günlük konuşma dilinde estetikkaygısı yoktur.

    Edebimetinlerde sözcüklerin yan ve mecaz anlamlarına ağırlık verilir. Günlük konuşmadilinde mecazlı anlatımlara zaman zaman yer verilebilir.

    Edebimetinlerde öğreticilik ve bilgilendireme değil, çeşitli duyguları yaşatma amacıvardır.

    Edebimetinlerde gerçeğin kurgulanmış biçimi anlatılır. Günlük konuşma dilindekurguya pek yer verilmez.

    Sinema,tiyatro ve roman gibi sanatlarda, mahallî söyleyişlere neden yer verildiğiyleilgili düşüncelerinizi açıklayınız. Sizce mahallî söyleyişler anlatıma nelerkazandırır?

    Mahallisöyleyişlerin olması anlatımın doğal olduğunu gösterir. Toplum içindeki farkıinsanların gerçekçi bir şekilde yansıtılmasını sağlar.



    Metin
    HAKİKAT NEDEN ACIDIR?
    “Hakikat Neden Acıdır?” adlı metni ve sınıfa getirdiğinizsöyleşilerden birkaç tanesini okuyunuz.
    Bu metinlerin dil-anlatım ve şekil özellikleri hakkında tartışarak söyleşilerinortak özelliklerini belirleyiniz.
    SOHBET (SÖYLEŞİ)Bir kişisel görüşlerini fazladerinleştirmeden, karşısındakiyle konuşuyormuş hissini verecek bir üsluplamakale planında yazdığı fikir yazısına sohbet (söyleşi) denir.
    Sohbet (Söyleşi) Türünün Özellikleri
    1. Düşünceleri fazla derinleştirmeden, bir konuşma havası içinde anlatan yazıtürüdür.
    2. Her konuda yazılabilir. (sorucenneti.net- alıntılarda kaynak gösteriniz.)
    3. Konu, tez ve savunma amacı güdülmeden; karşılıklı konuşma havası içinde,sıcak bir dille yazılır.
    4. Sohbet, makaleden üslup yönüyle ayrılır. Çoğunlukla günlük konularınişlendiği sohbet yazılarında senli benli bir anlatım yolu seçilir, hatıralardanhalk fıkralarından, nüktelerden, özlü sözlerden yararlanılır.
    5. Söyleşi türünün Türk edebiyatındaki önemli temsilcileri şunlardır: AhmetRasim "Ramazan Sohbetleri", Suut Kemal Yetkin "EdebiyatSöyleşileri", Şevket Rado Eşref Saati Melih Cevdet Anday "DilimizÜzeri¬ne Söyleşiler, Nurullah Ataç "Karalama Defteri"… Ayrıca CenapSahabettin, Refik Halit Karay, Hasan Ali Yücel gibi yazarlarımız da bu türdeeserler vermişlerdir.
    NOT: Sohbet (söyleşi) türüyle deneme türü arasındaki temel fark şudur: Sohbettüründe yazar karşısındakiyle konuşuyormuş gibi (senli benli anlatım) yazar.Deneme türünde yazar kendisiyle konuşuyormuş, gibi benli anlatım) yazar.

    “Hakikat Neden Acıdır?” adlı metnin ve okuduğunuz, dinlediğinizsöyleşilerin konusunu
    ve yazılma amaçlarını belirtiniz.

    Eserin yazılma amacı, hakikat konusuna yazarın bakış açısına görebir açıklama getirmek, okuyucunun düşüncelerini etkilemektir.
    “Siz uzaktan gördüğünüz bir kadını veya bir erkeği yıllardırhasretini çektiğiniz, canınız kadar sevdiğiniz birine benzetir de kucaklamakiçin üzerine doğru koşarsanız sonra da yanına geldiğiniz zaman onun sizinsevdiğiniz insan olmadığını görürseniz uğradığınız hayal sükûtunda o insanın nekabahati vardır? Onu suçlayabilir misiniz? Onu çirkin, kaba, adi, kötü hatta’acı’bulmaya kalkarsanız haksızlık etmiş olmaz mısınız?”
    • “Hakikat Neden Acıdır?” adlı metinden alınan yukarıdaki bölümde, çekimlieylemleri bulunuz.
    Eylemlerin hangi şahsa göre çekimlendiğini belirtiniz. Sınıf tahtasına metinleilgili bir iletişim tablosu çizerek gönderici, alıcı, kanal, kod ve iletiyibelirleyiniz. Eylemlerin çekimlendiği kip ile alıcı arasında nasıl bir ilgiolduğunu açıklayınız.

    Koşarsanız- 2. Çoğul kişi (siz)
    Görürseniz – 2. Çoğul kişi (siz)
    Suçlayabilir misiniz? – 2. Çoğul kişi (siz)
    Olmaz mısınız? 2. Çoğul kişi (siz)

    İLETİŞİM TABLOSU
    Gönderici
    Yazar
    Alıcı
    Okuyucu
    Kanal
    Yazı
    Kod
    Sözcükler
    İleti
    Hakikat ve hayal
    “Onu suçlayabilir misiniz? Onu çirkin, kaba,adi, kötü hatta ’acı’ bulmaya kalkarsanız haksızlık etmiş olmazmısınız?”cümlelerini anlamları bakımından inceleyerek ne tür cümleler olduğunubelirtiniz. Bu tür cümlelerin, metnin dil ve anlatımını nasıl etkilediğiniaçıklayınız.
    “Onu suçlayabilir misiniz? Onu çirkin, kaba, adi, kötü hatta ’acı’bulmaya kalkarsanız haksızlık etmiş olmaz mısınız?” cümlelerinde ikinci çoğulkişiye seslenilmiş, cevap beklenmeyen, düşünceyi vurgulamayı amaçlayan sorucümleleri kurulmuş. Bu cümlelerle yazar okuyucuyla konuşuyormuş tarzda biranlatım kullanmış. Senli benli, içten bir anlatımla okuyucuyla düşüncelerinipaylaşmak istemiş. Okuyucuya yazının sıcaklığını duyurmak istemiş.
    SAYFA 101
    • “Atatürk’ün Evrenselliği” adlı makaleyi ve “Hakikat NedenAcıdır?” adlı söyleşiyi dil ve anlatım özellikleri bakımından karşılaştırınız.Hangi metinde daha samimi bir dil kullanıldığını belirtiniz. (sorucenneti.net-alıntılarda kaynak gösteriniz.)
    “Hakikat Neden Acıdır?” adlı metnin dil ve anlatım özellikleri:Samimi, içten, doğal bir anlatım var. Yazar okuyucuyla konuşuyormuş tarzdayazmıştır.
    “Atatürk’ün Evrenselliği” adlı metnin dil ve anlatım özellikleri: Ciddi, resmibir anlatım vardır.

    • “Atatürk’ün Evrenselliği” ve “Hakikat Neden Acıdır” adlımetinlerin hangisinde yazar konuşma tavrı ve edasıyla düşünceleriniderinleştirmeden aktarmıştır? Metinden örnekler vererek düşünceleriniziaçıklayınız.
    “Hakikat Neden Acıdır?” adlı metinde yazar konuşma tavrı veedasıyla yazmış, dile getirdiği düşüncelerde ısrarcı değil, ben böyledüşünüyorum, ama siz benim düşünceme katılır ya da katılmazsınız zorlayıcıolmam, tavrındadır.
    “Atatürk’ün Evrenselliği” adlı metin bir makale. Bu yazıda ciddi,resmi bir anlatım var. Yazıda düşünceyi geliştirme yollarına başvurulmuş.
    4. Paragraf
    Hakikatin acı olma nedeni insanın ger*çek olmayana, hayallere körü körüne bağlanmasıdır.
    5. Paragraf
    Hedefe ulaşamama durumunda ger*çek, kendini acı bir şekilde gösterir.
    6. Paragraf
    insandaki hayal kırıklığı bir hayale ka*pılıp sonra gerçeğin üzerine düşmesi*dir.
    7. Paragraf
    Gerçek ne acı ne tatlıdır. İyi de olsa kötü de olsa gerçek gerçektir.
    8. Paragraf
    insanın kendini mutlu hissetmesinde gerçekler kadar hayallerin de katkısı vardır.
    9. Paragraf
    Ümit etmek ve geleceğe dönük hayal kurmak gerek. Ancak hayaller gerçe*ğe aykırı olmamalıdır.
    10. Paragraf
    İnsan her şeyin en güzeline layıktır.
    11. Paragraf
    İnsan hayal ederken mümkün olanla olmayanı ayırt etmelidir.
    12. Paragraf
    İnsan hayal ederken mümkün olanla olmayanı ayırt etmelidir.
    13. Paragraf
    Hayal ile gerçeği karıştırmamak gerekir.
    Metnin iletisi: Gerçek herzaman güçlüdür ve mutlaka ortaya çıkacaktır. Hayal ise mantıklı ve gerçekçiolduğu sürece insana mutluluk verir.

    SAYFA 103

    8. ETKİNLİK

    Aydın Boysan’ın söyleşide mahallî söyleyişlere yer vermesi anlatımını nasıletkilemektedir?
    Mahalli söyleyişlere yer verilmesi metne akıcılık, doğallık ve içtenlikkatmıştır. Bu mahalli unsurlar aynı zamanda anlatıma mizahi bir özellik dekatmıştır.
    SAYFA 104
    “Onun için ümit etmekten ve ümitlerimizi süsleyen hayalleri kurmaktan sakınvazgeçmeyiniz!
    Yalnız, hayalinizi işletirken biraz temkinli olunuz. Hayal kurarkenayaklarınızın yerden kesilmemesine dikkat ediniz! Daha açık söylemek lazımgelirse nasıl bir dünyada yaşadığınızı büsbütün unutup kendinizi tamamenhayallere kaptırmayınız. O zaman hakikatlerden çok uzaklaşırsınız.Hakikatlerden fazla uzaklaşmanın ise birtakım tehlikeleri vardır.
    Bu tehlikeler her şeyden ziyade sizin saadetinizi tehdit eder.”
    “Hakikat Neden Acıdır?” adlı söyleşiden alınan yukarıdaki paragrafta hangianlatım türünün kullanıldığını belirtiniz. Metinde farklı anlatım türleriyleoluşturulmuş paragraflar olup olmadığını açıklayınız.
    Bu parçada emredici anlatım kullanılmıştır. Metinde söyleşmeye bağlı anlatım,açıklayıcı anlatım, emredici anlatım bir arada kullanılmıştır.

    “Hakikat Neden Acıdır?” adlı söyleşide dilin hangi işlevde kullanıldığınıbelirtiniz.
    “Hakikat Neden Acıdır?” adlı metinde dil hem göndergesel, hem de alıcıyıharekete geçirme işlevinde kulla*nılmıştır.

    ANLAMA-YORUMLAMA
    1. “Hakikat Neden Acıdır?”adlı söyleşide “ama”, “işte”, “şüphesiz” gibi kelimelerle başlayan paragraflardanbu kelimeleri çıkarınız. Metnin anlamında değişme olup olmadığını belirtiniz.Paragrafların bu tür kelimelerle başlamasının doğru olup olmadığını tartışınız.Ulaştığınız sonucu söyleyiniz.
    Metinden “ama”,“işte" ve “şüphesiz" gibi kelimeleri çıkardığımızda anlamda daralmaolduğu gibi anlatımın akıcılığı da bozulur. Paragrafların bu tür kelimelerlebaşlaması pek uygun değildir. Bu tür sözcüklerin önceki cümlelerlebağlayıcılığı vardır. Sohbet metinlerinde yazar okuyucuyla iletişimi koparmamakadına sanki bilerek böyle bir kullanıma gitmiş.
    2. Yazarın “HakikatNeden Acıdır?” adlı söyleşide ileri sürdüğü görüşlere katılıpkatılmadığınızı açıklayınız.
    (Kendi düşüncelerinizisöyleyiniz.)
    3. Aşağıdaki cümlelerde hangisöz sanatlarına başvurulmuştur? Yazarın bu söz sanatlarına niçin başvurmuşolabileceğini belirtiniz.
    • “İşte o zaman hakikat, bizim üzerinegiydirdiğimiz hayal mahsulü elbiseden sıyrılarak karşımıza çıkar, onunla yüzyüze geliriz.” ( Teşhis sanatı, hakikat kişileştirilmiş.Kapalı istiare var. Hakikat:benzeyen var; insan, benzetilen söylenmemiş.)
    • “Yani hayalin kanatlarına binip yükselmiş, yükselmiş sonraçıktığımız en yüksek tepeden hakikatin üzerine düşmüşüzdür.” (kapalı istiare:hayal, kanatları olan bir varlığa, kuşa benzetilmiş. Hayal: benzeyen söylenmiş;kuş, benzetilen söylenmemiş. Abartma(mübalağa) vardır. Yükselmek, düşmeksözcükleriyle tezat sanatı yapılmış.)
    • “Uğradığımız hayal sükûtlarında, yukarıdan aşağıya yuvarlanışlarımızdahakikatin hiçbir suçu, hiçbir günahı yoktur." (Teşhis: Hakikatkişileştirilmiş.)

    ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME
    A. Aşağıdaki cümlelerde yargı doğru ise yay ayraçiçerisine “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
    • Her konuda söyleşi yapılabilir. ( D )
    • Söyleşilerde samimi bir dil kullanılır. ( D )
    • Söyleşilerde konunun derinliğine inilir. ( Y )
    • Söyleşilerin dil ve anlatım özellikleri karşılıklı konuşmaya benzer. ( D )
    • Söyleşilerde dil, dil ötesi işleviyle kullanılır. ( Y )
    B. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları yanıtlayınız.
    1. Aşağıda söyleşi türüyle ilgili verilen yargılardan hangisi yanlıştır?
    A) Söyleşi konusu toplumun genelini ilgilendirmelidir.
    B) Söyleşi yazılarına genellikle dergi ve gazetelerde rastlanır.
    C) Söyleşilerde günlük konuşma diline yakın bir dil kullanılır.
    D) Söyleşilerde nükte, fıkra, atasözü ve deyimlere sıkça yer verilir.
    E) Yazar, düşüncelerini kanıtlayarak okuyucuyu inanmaya çalışır.

    CEVAP: E
    2. Limandan aynı zamanda muhtelifistikametlere üç vapur kalkıyorsa elinde çantasıyla
    limana gelmiş olan yolcu, gideceği yolu bildiği takdirde bu vapurlardanherhangi birine girmez.
    Kendisini gideceği yere götürecek olana binmeye çalışır. Çünkü ancak öyleyaparsa varmak
    istediği hedefe ulaşacaktır. Ama öyle yapmaz da vapurların nereye gittiğinisormadan herhangi
    birine kapağı atarsa veya vapurların hepsini kaçırdığını görünce ayağım yerdekalmasın düşüncesiyle
    o sırada kalkan bir trene veya uçağa binmeye kalkarsa bu yolcunun ancak şaşkınbir
    kimse olduğuna hükmedilir ve gittiği yerde kaybolduğu zaman da kimse hayretetmez.
    Bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
    A) Metinde açıklayıcı anlatımın kullanıldığı
    B) Soyut bir kavramın somutlaştırılarak anlatıldığı
    C) Günlük konuşma diline yakın bir anlatımın kullanıldığı
    D) Metinde karşılaştırmadan yararlanıldığı
    E) Anlatımda deyimlerin kullanıldığı

    CEVAP: B
    3. (I) İkide bir tahammülü kalmadığındanşikâyet eden insanlara rastlarsınız. (II) Geçenlerde ben de böyle birinerastladım. (III) “Efendim, ben hiçbir şeye tahammül edemiyorum; derhâl çiledençıkıyor, isyan ediyorum. (IV) Makul insan bu yeryüzünde o kadar azaldı. ( V)Laf anlamıyorlar, söz dinlemiyorlar.” diyordu.
    Yukarıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı vardır?
    A) I B) II C) III D) IV E) V
    (Bu parçada yazım yanlışı yoktur.)

    4. Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir paragrafıngiriş cümlesi olabilir?
    A) Biz eskiden kendi şarkılarımızı dinler, kendi oyunlarımızı oynardık.
    B) Buna daha çok milletler arasındaki münasebetlerin artması yol açıyor.
    C) Çünkü her başlayış bir şey yapmak hevesinin ilk adımını teşkil eder.
    D) Hâlbuki okullar insana hayatı öğretmez, insana faydalı olabilecek bilgileriöğretir.
    E) Zaten bütün samimiliklerde emniyetin büyük hissesi olduğunu unutmayalım.

    CEVAP: A
  4. Murat AKSOY

    Murat AKSOY Türkçe Sevdalısı Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    49.558
    Beğenileri:
    886
    Ödül Puanları:
    38
    11. Sınıf Dilve Anlatım (Evrensel İletişim Yayınları) (Gezi yazıları) sayfa 81-92


    Gezi yazılarının Türk ve dünya edebiyatındakitarihî gelişimini araştırınız.
    [COLOR=**ua]Gezi Türünün Tarihi Gelişimi[/COLOR]

    Gezi türünün uzun bir geçmişi vardır Bugünkütanımına ve niteliğine tam uymasa da çok eski çağlarda gezi türündensayılabilecek örneklerin bulunduğu bilinmektedir Eski Yunanistan’dan başlayarakgünümüze kadar çeşitli ülkelerden birçok gezgin, elçi, şair ve yazar gezipgördükleri yerleri anlatan eserler yazmışlardır.
    Başka ülkelere yapılan yolculuklarla ilgili ilkgezi yazılarına örnek olmak üzere MS 448′de Hun hükümdarı Atilla’ya gönderilenelçilik heyetinde görevli Tarihçi Priskosun eseri ile MS 568 de KilikyalıZemarkhos’un Göktürkler ülkesinde Bizans İmparatorluğu elçisi iken tuttuğunotları gösterebiliriz
    İranlı şair ve din adamı Nasır Hüsrev ‘in hacmaksadıyla yaptığı Mekke gezisini ve bu arada Mısır ve anadolu’nun doğusundagördüklerini anlatan ’sefername’ adlı eserini de ilk gezi kitapları arasındasayabiliriz
    Gezi türünün ilk önemli eselerini verenlerinbaşında şüphesiz Venedikli ünlü gezgin Marco Polo ile yine ünlü Arap gezginiİbn-i Batuta’yı anmamız gerekir
    Marco Polo, Yakın Doğu ve Orta Asya ülkelerinikapsayan uzun bir yolculuğa çıkmış ve bu yolculuğunda gezip gördüğü yerlerianlatan bir eser yazmıştır Birçok dile çevrilen bu eser gezi edebiyatının ilkklasik örneklerinden biri sayılır Arap gezgini İbn Batuta da anadolu, Harezm,Maveraünnehir ve Horasan’ı dolaşarak oralarda yaşayan Türklerin teknik vetoplumsal özelliklerini anlatan bir kitap yazmıştır
    Önceleri daha çok Tarihçilerin ilgigösterdikleri bu eserler, sonradan edebiyatçıların da dikkatini çekmiştir Elealınan konular, kullanılan dil, yazarların gözlem ve anlatım özellikleribakımından gezi yazı ve kitapları artık edebiyatın bir kolu, bir başka deyişlebir yazı türü özelliği kazanmıştır…
    Türk Edebiyatında Gezi Yazıları
    Bugünkü bilgilerimize göre Türkçe yazılan ilkgezi kitabı, tanınmış denizcilerimizden Seydi Ali Reis'in Miratül-Memalik adlıeseridir. Eser Portekizlilere karşı savaşırken Hint denizinde fırtınayayakalanıp Gücerat'ta karaya çıkan Seydi Ali Reis'in Hindistan, Afganistan,Buhara ve Maveraünnehir yoluyla Edirne'ye dönüşü sırasında başından geçenserüvenleri kapsar.
    Ünlü bilginlerimizden Kâtip Çelebi'nin Cihannümaadlı eseri de gezi yazılarında rastlanan birtakım özellikleri içermektedir.Kâtip Çelebi, Osmanlı ülkesinin birçok yerini dolaşmış ve eserinde gördüğü buyerlerle ilgili ayrıntılı bilgiler vermiştir.
    Edebiyatımızda gezi türünde ilk büyük ve önemlieserin yazarı Evliya Çelebi'dir. Tarih-i Seyyah adını taşıyan on ciltlikeserinde Evliya Çelebi, Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde ve dışında gezipgördüğü yerleri anlatır. Bu yerler arasında Bursa, İzmir, Trabzon gibişehirlerimiz yanında Avusturya, Hicaz, Mısır, Habeşistan ve Dağıstan gibiyabancı ülkeler de bulunmaktadır. Evliya Çelebi'nin gezi kitabından XVII. yy.toplumumuzun zengin kültür özelliklerini öğrenmek mümkündür. Anlatımdakisadelik, içtenlik ve söyleşi havası da eser için ayrı bir üstünlük sayılır.
    XVII. yy'da Hac yolculuklarını anlatan bir takımgezi kitapları ile birlikte Avrupa ve Yakın Doğu ülkelerine gönderilenelçilerimizi yazdıkları 'sefaretname'leri de birer gezi eseri sayabiliriz. Bueserler arasında gezi türünün özelliklerini en belirgin biçimde taşıyanıYirmisekiz Çelebi Mehmet Efendi'nin Fransa Sefaretnamesi'dir. Yazar bu eserindeLale Devri'nde Fransa'da elçilik yaparken gördüklerini tatlı bir dilleanlatmıştır.
    Edebiyatımızda gezi türünden yazılara ilgininarttığını daha çok XIX. yy'da görüyoruz. Bir takım denizcilerimizin, ülkedışındaki Müslümanların eğitilmesi için görevlendirilmiş din adamlarımızın vegezginlerimizin görevle ve ya kendi istekleri ile gezip gördükleri yerlerianlatan eserlerini burada anmak gerekir. Bu eserlerde Orta Asya, Uzak Doğu,Afrika, Güney Amerika üzerinde ilginç gözlem ve izlenimlere dayalı bilgilersergilenmiş bulunmaktadır.
    Tanzimat'tan Sonraki Gelişmeler
    XIX. yy'nin sonlarında yayımlanan ve gerçek birgezi yazısı niteliği taşıyan eser Ahmet Mithat Efendi'nin Avrupa'da Bir Cevelanadlı kitabı olmuştur. Yazar bu eserinde İstanbul'dan Stockholm'e kadar yaptığıtren yolculuğuna ve dönüşünde uğradığı birçok Avrupa kentlerine ilişkin gözlemve izlenimlerini anlatır. Ali bey'in Seyahat Jurnali adlı kitabı da bu yüzyılınönemli gezi eserleri arasında sayılır.
    1908'den sonra gezi türünden eserlerin sayısındaönemli bir gelişme görülmektedir. Bunda okur sayısının artışı yanında yabancıgezi kitaplarının Türkçeye çevrilmesinin etkisi büyük olmuştur. Bu dönemintanınmış şair ve yazarlarından Cenap Şehabettin'in Hicaz yolculuğunu anlatanHac Yolunda Suriye ve Irak'tan söz eden Afak-ı Irak ve bir Avrupa gezisindegördüklerini yansıtan Avrupa Mektupları adlı eserlerini Türkçe gezi türününbaşarılı örnekleri arasında gösterebiliriz.
    Cumhuriyet Döneminde ve GünümüzdeGezi Yazıları
    Cumhuriyet döneminde edebiyatımızda gezi türündenicelik ve nitelik yönünden büyük bir ilerleme sağlanmıştır. Bu dönemintanınmış gezi yazarları arasında önce Falih Rıfkı Atay'ı anmamız gerekir.Atay'ın Denizaşırı, Taymıs Kıyıları, Bizim Akdeniz, Tuna Kıyıları, Hind, YolcuDefteri, Gezerek Gördüklerim ele alınan konular ile gerek gözlem gerekseanlatım ustalığı bakımından ilginç ve değerli eserlerdir.
    Cumhuriyet döneminde gezi türünde eser verendiğer yazarlar arasında İstanbul'dan Londra'ya Şileple Yolculuk ve AkdenizdeBir Yaz Gezintisi adlı kitaplarıyla Saik Sabri Duran'ı, Finlandiya adlıkitabıyla Şükufe Nihal'i, Bir Vagon Penceresinden ve Ankara-Bükreş adlıkitaplarıyla Sadri Ertem'i, Tuna'dan Batıya ve Anadolu Notları adlı iki ciltlikkitabıyla Reşat Nuri Güntekin'i, Anadolu Manzaraları adlı kitabıyla Hikmet Birand'ı,Gezi Günlüğü ve Avusturya Günlüğü adlı kitaplarıyla Burhan Arpad'ı sayabiliriz.
    Son yıllarda gezi edebiyatımız yeni eserlerdedaha da zenginleşmiştir. Yabancı ülkelerle kültürel ilişkilerin artması vebireysel gezi imkanlarının çoğalması sonucu olarak bu türde eser yazanlarısayısında da bir artış görülmektedir.
    Günümüz yazarları arasında gezi yazı vekitaparıyla ün yapmış olanlar arasında Mavi Yolculuk ve Mavi Anadolu isimlieserleriyle Azra Erhat'ı, Düşsem Yollara Yollara adlı eseriyle Haldun Taner'i,Sovyet Rusya, Azerbaycan, Özbekistan, Bulgaristan, Macaristan adlı eseriyleMelih Cevdet Anday'ı, Sam Amcanın Evinde ve Bir Garip Ada adlı eserleriyleBadii Faik Akın'ı, Canım Anadolu adlı eseriyle Bedri Rahmi Eyüboğlu'nu, ŞuBizim Rumeli adlı eseriyle Yılmaz Çetiner'i ve Almanya Beyleri İle Portekiz'inBahçeleri adlı eseriyle Nevzat Üstün'ü sayabiliriz.
    Gezi yazılarının Türk ve dünya edebiyatlarındakitarihi gelişimi
    Gezginlerin gezip gördükleriyerlerle ilgili izlenimlerini anlatmalarının amacı neler olabilir?
    Gezginler, gezip gördükleri yerlerin doğal vetarihi güzelliklerini, kültürel özelliklerini okuyucuyla paylaşmak istedikleriiçin gezi yazısı yazarlar.
    SAYFA 86
    1. ETKİNLİK
    Sınıfa getirdiğiniz gezi yazılarından birkaçtanesini okuyunuz. Getirdiğiniz metinlerin yazılış amaçları, dil-anlatım veşekil özellikleri hakkında tartışarak gezi yazılarının ortak özelliklerinibelirleyiniz. Bu özellikleri sınıf tahtasına yazınız.

    Gezi türü ve özellikleri
    · [FONT=&quot]Gezi yazılarının ortak yönleri:[/FONT]
    · [FONT=&quot]Gezilip görülen yerlerle ilgili bilgi ve gözlemler anlatılmıştır.[/FONT]
    · [FONT=&quot]Gezilip görülen yerlerin tarihi, sosyal,ekonomik, kültürelyaşantısı yansıtılmıştır.[/FONT]
    · [FONT=&quot]Dil açık,sadedir.[/FONT]
    · [FONT=&quot]Genelde göndergesel işlev kullanılmıştır.[/FONT]
    · [FONT=&quot]Öyküleyici, betimleyici, açıklayıcı, öğretici anlatım türlerikullanılmıştır.[/FONT]
    · [FONT=&quot]Yazarlar kendi yorumlarını da katmışlardır.[/FONT]

    Gezi yazılarında hangi anlatım biçimlerikullanılır?
    Gezi yazılarında açıklayıcı anlatım, öyküleyicianlatım, betimleyici anlatım kullanılır. Bunların dışında tartışmacı anlatımayer verilebilir. Ayrıca okuyucuya değişikliği gösterebilmek için örnekleme,tanık gösterme, karşılaştırma gibi düşünceyi geliştirme yollarınabaşvurulabilir.
    2. ETKİNLİK
    “Küçük Tibet Ladakh” adlı gezi yazısında yazarınLadakh ile ilgili gözlemleri ve izlenimleri nelerdir?
    Yazarın Ladakh ile ilgili izlenimleri:
    • Ladakh deniz seviyesinden3500 metre yüksekliktedir. Burada oksijen az olduğu için şiddetli baş ağrılarıyaşanabilir.

    • Ladakh, Tibet kökenligöçebelerin ilk yurtlarındandır. Bu nedenle bütün dünyada “Küçük Tibet” olarakbilinir. Dünyanın en yüksek karayolu geçitleri burada yer alır.
    • Ladakhlı erkek ve kadınlar,taşların gizemli olduğuna inanırlar. Burada Budizm inancı yaygındır.
    • Yazar, Turkuaz taşı veyalacivert taş olarak bilinen taşların kaynağını görmek amacıyla Ladakh'agitmiştir.
    3. ETKİNLİK
    Yazarın Ladakh'a gitme nedenini belirtiniz. MetindeLadakh'ın üzerinde en çok durulan özelliği nedir? Bunun metnin yazılış amacıylailişkisini açıklayınız.
    Yazar, Ladakh'a oradaki değerli taşlarıincelemek (Turkuaz taşı veya lacivert taş), Ladakh'taki insanların bu taşlarlailgili inanış ve geleneklerini yakından görmek amacıyla gitmiştir.
    4. ETKİNLİK
    “Ladakh-Brokpa Kabilesi” adlı metinde Ladakh ileilgili üzerinde en çok durulan konu nedir? Yazarın ele aldığı konu ile Ladakh'agidiş amacı örtüşmekte midir? Düşüncelerinizi açıklayınız.
    Ladakh'ın nasıl bir yer olduğu, insnalarıninanışları ele alınıyor. Ladakhlı kadınların oldukça hoşgörülü ve misafirperverolduğu belirtiliyor. Yazarın Ladakh’a gidiş amacı Ladakhlı kadınları (çiçekkadınları) yakından incelemek, onlar hakkında bilgi toplamaktır. Bu yöndenyazarın ele aldığı konu ile Ladakh’a gidiş amacı örtüşmektedir.
    5. ETKİNLİK
    Aynı yeri konu alan “Ladakh-Brokpa Kabilesi” ve“Küçük Tibet Ladakh” adlı gezi yazılarında yazarların ortak gözlem veizlenimleri nelerdir?
    Yazarların ortak gözlem ve izlenimleri:
    • Ladakh çok yüksek birtepededir.
    • Bu bölgeye gelenyabancılarda yüksekliğe bağlı olarak şiddetli baş ağrısı ve halsizlik görülür.
    • Ladakhlılar Budisttir.
    • Küçükbaş hayvancılık başlıcageçim kaynağıdır.
    • Çay önemli bir içecektir.
    • Doğaya ait unsurların manevibir güç ve uğur getirdiğine inanılır (turkuaz taşı ve çiçekler).
    6. ETKİNLİK
    “Küçük Tibet Ladakh” ve “Ladakh-Brokpa Kabilesi”adlı metinlerde yazarların aynı yerle ilgili farklı gözlem ve izlenimlerinibelirleyiniz. Metinler arasındaki farklılığın hangi nedenlerdenkaynaklanabileceğini tartışınız. Ulaştığınız sonuçları açıklayınız.

    “Küçük Tibet Ladakh” metni ile “Ladakh BrokpaKabilesi” metni aynı bölgede yapılan gezilerin gözlem ve izlenimlerini farklıkişiler tarafından aktaran yazılardır. Yazarların buraya geliş amaçlarıfarklıdır.
    Özcan Yüksek daha çok dağlık kesimlere, Budistsaraylara ve kiliselere, Ladakh çobanlarına yer verir.
    Meltem İnan ise genellikle Ladakh kadınlarınıanlatır.
    Özcan Yüksek Ladakh gezisini maddi bir araştırmaamacıyla yapmıştır. Meltem inan ise kültürel bir amaçla yapmıştır.
    7. ETKİNLİK
    Sınıfça yaptığınız geziyle ilgili gözlem veizlenimlerinizi anlatınız. Gözlem ve izlenimleriniz arasında farklılıklar olupolmadığını belirleyiniz. Kişisel seçiciliğinizin gözlem ve izlenimlerinizüzerinde etkili olup olmadığını belirtiniz.
    8.ETKİNLİK
    “Gizemli ve yüksek topraklara geliş amacım,değerli taşların gizemlerinin kaynağına bir yolculuk yapmak aslında. Lehkentinin sokaklarında, çobanlarda, çadırların içinde ya da başka yerde,özellikle kadınların gerdanlarında en çok gördüğüm renk Turkuaz. AvrupalIlarınla-pis lazuli dediği, bizde lacivert taşı olarak da bilinen yarı değerliTurkuaz taşının rengi. Aslında bir mineral değil sodalı ya da bizde ottaş veyapirit diye bilinen kimi boyayıcı kristallerle muhteşem rengini kazanmış birtaş.”

    • “Küçük Tibet Ladakh” adlımetinden alınan yukarıdaki paragrafta tanımlama yapılan cümleleri gösteriniz.İncelediğiniz gezi yazılarında tanım cümlelerine yer verilmesinin nedenlerinibelirtiniz.
    Metindeki tanımlama cümlesişudur:
    AvrupalIların lapis lazuli dediği, bizdelacivert taşı olarak da bilinen yarı değerli Turkuaz taşının rengi. Aslında birmineral değil sodalı ya da bizde ottaş veya pirit diye bilinen kimi boyacıyıkristallerle muhteşem rengini kazanmış bir taş.”
    Gezi yazıları öğretici metinlerdendir. Öğreticimetinlerde okuyucunun bilgi edinmesi için tanımlamalara başvurulabilir.
    9. ETKİNLİK
    • “Ladakh-Brokpa Kabilesi”ve “Küçük Tibet Ladakh” adlı gezi yazılarından alınan aşağıdaki bölümlerdeağırlıklı olarak hangi anlatım türlerinin kullanıldığını belirtiniz.
    Metinler
    Metinlerden Alınan Parçalar
    Anlatım Türü
    Küçük
    TibetLadakh
    Ladakh, Tibet kökenli gezgin göçebelerin ilk yurtlarından biriydi. Bu yüzden bütün dünya*da Küçük Tibet olarak da bilinir. Dünyanın en yüksek birinci ve ikinci kara yolu geçidinin bulunduğu yer Ladakh. Bir zamanlar Tibet Platosu üzerinde, Baltistan ve Aksay Çin’in de içinde yer aldığı Budist bir krallıktı. Bugün Baltistan, Pakistan sınırları içinde kalmış, Aksay Çin ise Çin’in sınırları içerisinde. Aksay sözcüğünün Türkçe olabileceğini tahmin etmek güç değil. Ak geçit anl***** geliyor. Say sözcüğü Anadolu’da, Toroslar’da yaşıyor. Aksay Çin’in en büyük nehrinin adı da Karakuş (Kartalın Orta Asya’daki adı.).
    Açıklayıcı
    Anlatım

    Biz İndus diyoruz ama Tibetliler Singe Kabab diyor yani Aslan Ağzı. Kaynağı pek uzak değil, Tibet topraklarında. Artık yükseliyoruz. Yükselmek kıvranmaktır. Yol kıvrımlaşıyor. Daralıyor. Bazen çıkışımız, inişe dönüşüyor. Bayağı bir inişe. Ama yanımızdan akan ince dere ters yönde, şimdi yokuş yukarı akmaya devam ediyor, tavrını değiştirmiyor. Ve ok*yanusu çekilmiş yamaçlar solumda, oluk oluyor. Rüzgârdan çok suyun marifeti gibi gö*züküyor.
    Öyküleyici
    Anlatım,
    Betimleyici
    Anlatım

    Brokpalar bu bölgeye bin yıl önce Karakurum Dağları’ndan göç ederek yerleşmiş. Gil- gitlerin torunları olan bu kavim, Tibet Budizm’ine inanıyor. Zaten o nedenle Budistlerin çevirdiği dua çemberlerine, burada da rastlamak mümkün ya da cenaze törenlerine bir göz attığınızda, bunların tipik bir Budist cenazesi olduğunu hemen anlayabilirsiniz. Me*zarlıklar, bizim bildiğimiz mezarlardan değil, ölüler gömülmüyor, yakılıyor.
    Açıklayıcı
    Anlatım
    Öyküleyici
    Anlatım
    Ladakh Brokpa
    Kabilesi
    Sabahleyin, erkenden uyanıp arabayı yüklüyoruz. Eşyalarımızı koymak için çok fazla yer yok çünkü şoförümüz Tsering, benzini de yanında götürüyor ve yakıtla dolu bidonlar oldukça fazla yer kaplamış. Anlaşılan gideceğimiz mesafe oldukça uzak ve yolda tek bir benzinci bile yok. Yanımızda götürmeyi planladığımız eşyalardan bir kısmını otelde bırakıyor ve yola çıkıyoruz. Yol boyunca tek bir ağaç ve tek bir insana bile rastlamıyoruz neredeyse.
    Öyküleyici
    Anlatım
    Betimleyici
    Anlatım
    • “Küçük Tibet Ladakh” ve “Ladakh-BrakpaKabilesi” adlı metinlerde bunlardan farklı anlatım türlerinin kullanılıpkullanılmadığını tespit ediniz. Gezi yazılarında öyküleyici, betimleyici veaçıklayıcı anlatımların rolünü belirtiniz.
    10. ETKİNLİK
    “Küçük Tibet Ladakh” ve “Ladakh Brokpa Kabilesi”adlı gezi yazılarında Ladakh'ın coğrafi, tarihî ve kültürel özellikleri vb.hakkında neler öğrendiniz? Bu bilgilerin okuyucuya nasıl yararlarsağlayabileceğini tartışınız. Ulaştığınız sonuçları liste hâlinde tahtayayazınız.
    Metinlerden Ladakh’ın coğrafi, tarihi vekültürel özellikleri hakkında öğrendiklerimiz:
    • Ladakh Himalaya Dağları’nıngüneyinde, Hindistan ile Çin arasında bir bölgedir.
    • Denizden yüksekliği yaklaşık4000 metredir.
    • Kuraktır ve bozkır bitkiörtüsüne sahiptir.
    • Yüksekliğinden dolayı kışmevsiminde -40 dereceye varan soğuklar yaşanır.
    • Küçükbaş hayvancılıkyaygındır. Paşmina keçisi meşhurdur.
    • Kadınlar ve erkeklerbaşlarına, kıyafetlerine çeşitli taşlar, çiçekler takarlar; birçok doğal unsurmanevi bir değer taşır.
    • Kadınlar ve erkeklersüslemecilik ve dokumacılıkta oldukça beceriklidir.

    • Çay ve keçi sütü en yaygıniçeceklerdir.
    • Halk Budisttir. Birçoktepeye Budizm’in bayrakları asılmıştır.
    11. ETKİNLİK
    Okuduğunuz gezi yazıları sizde, bu yerleri gezipgörme isteği uyandırdı mı? Düşüncelerinizi nedenleriyle açıklayınız.
    12. ETKİNLİK
    Gezmeyi düşündüğünüz bir yere gitmeden önce oyeri tanıtan bir gezi yazısını okumanız veya bölgenin özelliklerini öncedenaraştırmanız size nasıl yararlar sağlar? Verdiğiniz cevapları da dikkate alarakgezi yazılarının okuyucu üzerinde etkili olup olmayacağını belirtiniz.
    Gezmeyi düşündüğümüz bir yere gitmeden önce oyeri tanıtan bir gezi yazısını okumamız veya bölgenin özelliklerini öncedenaraştırmamız, o yeri daha iyi tanımamızı sağlar. Gideceğimiz yerle ilgil bilgisahibi oluruz ve gezimizi bilinçli bir şekilde yaparız. Bir bölgenin tarihi,kültürel özelliklerini araştırmakla, o yöreiyi tanıtan gezi yazılarıylaöğreniriz
    13. ETKİNLİK
    Gezi yazılarının yazılış amaçlarını da dikkatealarak incelediğiniz metinlerde dilin hangi işlevde kullanıldığını belirtiniz.
    Dil göndergesel işlevde kullanılmıştır.
    14. ETKİNLİK
    İncelediğiniz metinlerden ve yaptığınızetkinliklerden hareketle gezi yazılarının özelliklerini aşağıda verilen alanayazınız.
    GEZİ YAZILARININÖZELLİKLERİ

    Gezi yazılarında hangianlatım biçimleri kullanılır?
    Gezi yazılarında açıklayıcı anlatım, öyküleyicianlatım, betimleyici anlatım kullanılır. Bunların dışında tartışmacı anlatımayer verilebilir. Ayrıca okuyucuya değişikliği gösterebilmek için örnekleme,tanık gösterme, karşılaştırma gibi düşünceyi geliştirme yollarınabaşvurulabilir.
    15.ETKİNLİK
    İncelediğiniz gezi yazılarını anlatımözellikleri, yazılış amaçları, kullanılan anlatım türleri, dilin işlevi ve türözellikleri yönünden anı türüyle karşılaştırınız. Benzer ve farklı yönlerinibelirtiniz.
    [FONT=&quot]GEZİ YAZISI-ANI KARŞILAŞTIRMASI:
    BENZER YÖNLER:[/FONT]

    · [FONT=&quot]İki türde de açık, sade, anlaşılır, içten bir dil kullanılır.[/FONT]
    · [FONT=&quot]İki türde de dil göndergesel işlevde kullanılır.[/FONT]
    · [FONT=&quot]Her iki türde de açıklayıcı, betimleyici, öyküleyici anlatımtürleri kullanılır.[/FONT]
    · [FONT=&quot]Her iki tür de başka bilim dallarına kaynaklık edebilir.[/FONT]
    [FONT=&quot]FARKLI YÖNLERİ:[/FONT][FONT=&quot][/FONT]
    · [FONT=&quot]Anılarda amaç yazarın yaşamından ilgi çekici olayları anlatmakkengezi yazıları gezilip görülen yerler hakkında okuyucuya bilgi vermek içinyazılır.[/FONT]
    · [FONT=&quot]Gezi yazılarında gözlem önemli bir yer tutar, anılarda ise yazarınkendi yaş***** dair izlenimleri vardır.[/FONT]
    · [FONT=&quot]Anılarda çevreye ait bilgiler gezi yazısı kadar ayrıntılıdeğildir. [/FONT]

    ANLAMA YORUMLAMA
    1. Ürgüp bölgesiyle ilgilibulabildiğiniz gezi yazılarını sınıfta okuyunuz. Sınıfa getirdiğiniz belgeselfilmi izleyiniz. Okuduğunuz gezi yazıları ile izlediğiniz belgeseli anlatımyönünden karşılaştırınız. Hangisinde nesnel anlatımın ağırlıklı olarakkullanıldığını belirtiniz.

    2. Ürgüp bölgesiyle ilgiliaraştırmayı sınıfınızda sununuz. Ürgüp'le ilgili izlediğiniz belgesel film veokuduğunuz gezi yazılarında anlatılanların, araştırdığınız bilgilerle örtüşüpörtüş-mediğini söyleyiniz.

    3. Düzenlediğiniz gezisırasında tuttuğunuz notlardan yararlanarak bir gezi yazısı yazınız.

    4. “Küçük Tibet Ladahk” adlımetni yazım, noktalama, akıcılık, bağlaşıklık ve bağdaşıklık bakımındanincelemek amacıyla sınıfınızda on grup oluşturunuz. Gruplar arasında aşağıdaverilen görev dağılımı yapınız. “Küçük Tibet Ladahk” adlı metni belirlenen görevaçsından inceleyiniz. İncelemelerinizi tamamladıktan sonra grup sözcülerinizaracılığıyla yaptığınız çalışmaları sırasıyla sınıfınızda sununuz.

    1. grup: Özel isimler veyazılışı
    Kafkaslar, Himalayalar, Hindukuşlar (özel adlaragelen çokluk eki bir millet veya coğrafi bir yer adı yapıyorsa bitişik yazılır.)
    Müslüman, Budist (Din ve inanç adları özel adsayılır.)
    Güney Tibet, Orta Asya, Güney Amerika (Özel adabağlı olan yön adları da özel ad sayılır.)
    Mücevher Yolu, Kokça Nehri, Elmas Vadisi … (Özelada bağlı coğrafi yer adları da özel ad sayılır.)
    Tibetli, Ladakhlı (Mensubiyet bildiren -li yapımeki özel ada bitişik yazılır ve bu ekten sonra getirilen çekim ekleri debitişik yazılır. Tibetliler, Ladakhlıyı gibi)
    Tibetçe, Latince, Farsça, Arapça (Dil adlarıözel addır.)
    Sey Sarayı, Tiksey Manastırı (Yapı adları özelad sayılır.)
    Küçük Tibet (özel adla birlikte söylenensıfatlar da özel ad sayılır.)
    2. grup: Birleşik kelimelerinyazılışı
    Birleşik
    Ad
    Bileşik Fiil

    Kurallı Bileşik Fiil
    Yardımcı Fiille Kurulan Bileşik Fiil
    Deyimlerle kurulan bileşik fiil
    sıradağ
    birkaç
    yapılabiliyor
    gelebilir
    olabilir
    anlayabiliyorsunuz
    beklenebileceği
    zannederek
    tarif etmek yer almak farkında olmak teşekkür etmek şahit olmak sohbet etmek
    yola çık*mak
    iyi gelmek
    izin almak
    huzura er*mek


    3. grup: Noktalamaişaretlerinin kullanıldığı yerler


    4. grup: Sayılar, tarihler,soru eki, bağlaçlar ve edatların yazılışı
    Sayılar: 50 yıl, 3 bin 500 metre, 3 bin 800metre, 1000 metre, 7. Yüzyıl, 10 yıl, 5 bin 325 metre, 4 bin metre, saat06.00’da, 60 kilometre…

    Tarihler: 7. Yüzyıl

    Bağlaçlar ve Edatlar: de, ile, ve, ama, çünkü,kadar, için, gibi, daha, diye, göre, üzere…


    5. grup: Bağlaşıklık,bağdaşıklık ve akıcılık (1, 2, 3 ve 4 paragraflar incelenecek.)

    6. grup: Bağlaşıklık,bağdaşıklık ve akıcılık (5, 6, 7 ve 8 paragraflar incelenecek.)

    7. grup: Bağlaşıklık,bağdaşıklık ve akıcılık (9,10,11 ve 12 paragraflar incelenecek.)

    8. grup: Bağlaşıklık,bağdaşıklık ve akıcılık (13,14,15 ve 16 paragraflar incelenecek.)

    9. grup: Bağlaşıklık,bağdaşıklık ve akıcılık (17,18,19 ve 20 paragraflar incelenecek.)

    10. grup: Bağlaşıklık,bağdaşıklık ve akıcılık ( 21, 22, 23, 24 ve 25 paragraflar incelenecek.)

    5. Dörder kişilik gruplaroluşturunuz. Grup arkadaşlarınızın yazdığı metinleri sırasıyla yazım,noktalama, bağlaşıklık, bağdaşıklık ve akıcılık bakımından 4. soruda yaptığınızçalışmaları da dikkate alarak inceleyiniz. İncelediğiniz metinlerde yazım,noktalama, akıcılık, bağlaşıklık ve bağdaşıklık hataları bulunup bulunmadığınıbelirleyiniz. Çalışma sonunda arkadaşlarınızın öğrenci ürün dosyanızda bulunanraporları da inceleyerek onların hangi konularda ilerleme kaydettikleri, hangikonularda hata yapmaya devam ettiklerini bir rapor halinde A4 kâğıdına yazınız.Yazdığınız gezi yazısını ve metninizle ilgili hazırlanan raporu öğretmeninizindeğerlendirmesi amacıyla öğrenci ürün dosyanızda saklayınız.

    KEFKEN ADASI

    Kocaeli'nin Kandıra ilçesine 20 kilometreuzaklıktaki Kefken yerleşimi açıklarındaki Kefken Adası'mn yüzölçümü 0.11kilometrekare, kıyı uzunluğu 1.7 kilometre.

    Balıkçıların uğrak yeri olan adada iki uzundalgakıranın tekneleri dalgalardan koruduğu büyük bir liman var.

    Karadeniz'de kötü hava koşullarında çaresizkalan gemiler için ideal bir sığınak olan limanı balıkçılar da kullanıyor.Kefken Adası amatör sualtı avcılarının da uğrak yeri.
    Cenevizlilerden kalma kale surları ile Roma veBizans dönemlerinden kalma mimari öğelerin yanı sıra birçok antik su kuyusununbulunduğu Kefken Adası 1. derece tarihî sit alanı.

    Çam ağaçlarıyla yeşil bir görünüme sahip adada1800'lü yıllarda kurulan bir de deniz feneri var. Kefken Adası'nın nüfusu herne kadar deniz feneri ve salı il güvenliği görevlilerinden oluşsa daTürkiye'nin Karadeniz'deki üzerinde yerleşim olan tek adası.

    Kefken Adası 2000'li yılların başında ilginç birhaberle basına konu olunca adı duyuldu. Kefkenli amatör telsizcilerin telsizanonslarıyla Kefken Adası'nı dünyaya tanıtma çabaları meyvesini verdi ve ada"Dünya Adalar Birliği Merkezi"nce Asya ülkelerindeki 159. ada olaraktescil edildi.

    Kefken'in Cebeci köyü sahilinden tekne ileyaklaşık beş dakikada ulaşılabilen adada denize girilebilecek pek çok koyolmasına karşın turistik bir etkinlik ya da düzenli bir tekne ulaşımı yok.
    6. “Kefken Adası” adlı metniokuyup verilen fotoğrafları inceleyiniz. Yukarıdaki metinde verilen bilgilerekendi izlenimlerinizi de katarak gezi yazısı türünde bir metin oluşturunuz.
    7. “Küçük Tibet Ladakh” adlıgezi yazısından hareketle kısa bir öykü kurgulayarak yazınız. Yazdığınızmetinleri sınıfınızda okuyunuz.
  5. Murat AKSOY

    Murat AKSOY Türkçe Sevdalısı Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    49.558
    Beğenileri:
    886
    Ödül Puanları:
    38
    EVRENSEL İLETİŞİM11.SINIF DİL VE ANLATIM BİYOGRAFİ CEVAPLARI-ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ


    11. Sınıf Dil ve AnlatımKitabı Cevapları 2012-2013 sayfa 66-76 (Evrensel İletişim Yayınları)

    BİYOGRAFİ:

    ÖN HAZIRLIK

    1. Çalıştığı alanda ün yapmışkişiler hakkında yazılmış biyografiler bulup okuyunuz.
    2. Atatürk ve Halil İnalcıkhakkında yazılmış birer biyografi bularak okuyunuz.
    3. Siyaset, askerlik, bilim,sanat, edebiyat, spor alanlarında tanınmış kişilerin hayatını konu alan birfilm izleyiniz (“Akıl Oyunları”, “Piyanist”, “Çağrı”, “Ali” vb.).
    4. Bulunduğunuz çevredebiyografisini yazabileceğiniz bir kişi belirleyiniz. Biyografisini yazmayakarar verdiğiniz kişi hakkında bilgi ve belgeler toplayınız.
    5. Biyografilerin kültürtarihindeki yerini ve önemini araştırınız.
    [FONT=&quot]Biyografilerde yaşamları öğrenim hayatları, mücadeleleri anlatılanörnek, tanınmış kişiler kendilerinden sonra gelen kuşaklara örnekolacaktır.Böylece yeni nesiller bu insanların hayatlarından ders alacak vehayatlarına daha doğru bir şekilde yön vereceklerdir.[/FONT]
    6. Monografi türününözelliklerini araştırınız.
    Ünlü bir kimsenin hayatını, kişiliğini, eserlerini,başarılarını ayrıntılarıyla ele alan veya bilimsel bir alanda özel bir konu yada sorun üzerine yazılan inceleme yazısına monografi (tek yazı) denir.
    Monografi ya da monografTürkçe'ye Fransızca monographie sözcüğünden geçmiş olup, bilimsel alanlardaözel bir konu, sorun ya da kişi üzerine yazılmış, kendi başına bir bütünoluşturan kitaplara verilen isimdir.
    Herhangi bir kimseninyaşamının başkaları tarafından benimsenmesinde bir sakınca görülmeyen özeltaraflarını, bir sanat anlayışını, bir eserin veya şeyin yalnızca bir yönünüanlatan yazılara "monografi" denir.
    Monografıde herhangi bir yer,bir eser, bir yazar, tarihî bir olay, bilimsel bir alana ait sorun özel birgörüşle veya bakış açısıyla değerlendirilebileceği gibi, bir konu üzerindederinlemesine bir inceleme de yapılabilir.
    Monografilerde kişi veya eser her yönüyleincelenir; araştırılır. Ancak bu şekilde ele alınan konunun o ana kadar gizlikalmış yönleri, tarafları belirlenir ve ortaya konur. Ayrıca sanatçıinceleniyorsa o sanatçıyı diğer sanatçılardan ayıran özel bilgilere ulaşılmışolur.

    HAZIRLANALIM

    1. Hazırlık amacıylaizlediğiniz filmin konusunu, filmdeki olayların kimin hayatı etrafında meydanageldiğini belirtiniz.

    2. (…)

    Ağaca bir taş attım.

    Düşmedi taşım.

    Düşmedi taşım.

    Taşımı ağaç yedi.

    Taşımı isterim.

    Taşımı isterim.

    Nurullah Ataç, bu şiiri şöyle değerlendirir.“Giriştiği işi başaramamış, umutları boşa çıkmış bir kişinin perişanlığınıduyuyorum o şiirde, o duygu bence çok iyi anlatılmış.”

    “Ağaç” şiirinin dizelerinin arkasındaki öyküşudur: Necip Fazıl Kısakürek, çıkardığı dergi için şiir ister Orhan Veli veOktay Rifat’tan. İki arkadaş birer şiir verirler Kısakürek’e. Ne var kişiirlerinin yayımlanmadığını görürler. Bunun üzerine kafa kafaya verip sözkonusu şiiri kaleme alırlar. Şiirin başlığının “Ağaç” olmasının nedeni,Kısakürek’in dergisinin bu adı taşımasıdır.

    Sunay Akın

    “Bir insanın hayalini hiç kimse kendi gibianlatamaz çünkü gerçek iç yaşantısını ancak insan kendi bilir.”

    Jean Jacquez Rousseau (Jan Jak Russo)

    Yukarıdaki metin ve özdeyişte yazarların dilegetirmek istedikleri sizce nedir? Düşüncelerinizi açıklayınız.

    3. Başarılı, tanınmış kişiler hakkında yazılmışbiyografiler okumanın yaşamımıza nasıl katkısı olabilir? Düşünceleriniziaçıklayınız.
    · [FONT=&quot]Başarılı insanların hayatlarındanetkilenebiliriz.Onların bu başarı öyküleri bize örnek teşkil eder,hedeflerimizi büyütmemizi, daha azimli ve gayretli çalışmamızı sağlar.[/FONT]
    · [FONT=&quot]Başkalarının yaşam öyküsünü bilenler onlarınhayattan edindikleri tecrübeler, aldıkları dersler sayesinde kendi hayatlarınayön verebilirler…[/FONT]


    1. ETKİNLİK
    Dört beş kişilik gruplar oluşturunuz. “DünyacaTanınmış Tarihçimiz Halil İnalcık” adlı metnin ve sınıfa getirdiğinizbiyografilerin yazılış amaçları, dil-anlatım ve şekil özelliklerini grupçainceleyiniz. Grup içinde tartışarak bu tür metinlerin ortak özellikleriniproblem çözme yöntemiyle belirlemeye çalışınız. Tespit ettiğiniz özellikleribir rapor hâlinde yazınız. Grup sözcünüzü belirleyiniz. Sözcünüz aracılığıylaçalışmanızı sınıftaki arkadaşlarınıza sununuz.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...


    Biyografinin yazılış amacı:
    Tanınmış kişilerin çektikleri sıkıntıları,karşılaştıkları engelleri, başarıya ulaşmada gösterdikleri gayretlerianlatmaktır. Okuyucunun, topluma örnek olan bu kişileri yakından tanıma imkanıbulması, bu insanların başarı öykülerinden hareketle kendi koşullarını en iyişekilede değerlendirme yolunu seçmesi amaçlanır.
    Biyografilerde dil göndergesel işlevdekullanılır.
    Biyografiler nesnel olmalıdır.
    Biyografilerde gereksiz ayrıntılara girilmez.
    Biyografiler açık, yalın, duru bir dille yazılır.
    Biyografilerde daha çok açıklayıcı anlatımabaşvurulur. Konuya göre öyküleyici ve betimleyici anlatımlara da başvurulabilir.


    2. ETKİNLİK
    “Dünyaca Tanınmış Tarihçimiz Halil İnalcık” adlımetinden hareketle yazarın Halil İnalcık ile ilgili biyografiyi yazmadan öncene tür hazırlıklar yaptığını, hangi bilgi ve belgelerden faydalandığınıbelirtiniz. Bir biyografi yazmak için ne tür ön hazırlıklar yapılabileceğini,hangi kaynaklardan yararlanılabileceğini tartışınız. Ulaştığınız sonucuaçıklayınız.
    Yazar, Halil İnalcık'ın hayat hikayesiniyazmadan önce araştırma yapmıştır. Halil İnalcık'ın babası hakkında bilgi edinmiştir.Tarih kitaplarını, Halil İnalcık'ın kendi hayatıyla ilgili yazılılarınıincelemiştir.
    Biyografi yazmadan önce yaşam öyküsünüyazacağımız kişiyle ilgili kütüphane ve internette araştırma yapmalıyız.Biyografisini yazacağımız kişinin ailesi, yakın çevresi, iş arkadaşları ilegörüşmeliyiz, o kişiyle ilgili yazılı ve görsel kaynak bulunduran kişilerlegörüşmeliyiz.


    3. ETKİNLİK
    “Dünyaca Tanınmış Tarihçimiz Halil İnalcık” adlımetinden hareketle Halil İnalcık'ın ne zaman doğduğunu, çocukluğunun nasıl birçevrede geçtiğini; mizacı ve kişisel özelliklerini belirtiniz. Yetiştiği aileve çevrenin onun kişiliğinin oluşmasında etkili olduğunu düşünüyor musunuz?Size göre metinde bu bilgilerin verilme amacı nedir? Düşüncelerinizi açıklayınız.
    Halil İnalcık 26 Mayıs 1916'da doğmuştur.
    Çocukluğu, savaş ve kargaşanın yaşandığı birdöneme denk gelir.
    İlkokulda okurken Latin harfleriyle tanışır.
    Çocukluğunda Arapça ve Farsça eğitimini almıştır.
    Ailesinin, yakın çevresinin desteği ve AbdülbakiGölpınarlı, Fuat Köprülü gibi tarih ve edebiyat ustalarının katkılarıyla büyükbir tarihçi olmuştur.
    Araştıran, çalışan, üreten bir insandır.
    Tarih yazarlarının kanıtlarla hareket etmesigerektiğini savunur.
    Türk tarihi hakkında uydurulan birçok yalanın,aksi yöndeki kanıtlarla ortadan kaldırılabileceğine inanır.

    4. ETKİNLİK
    “Atatürk (Kişiliği, İlkeleri, Düşünceleri)” adlıbiyografiden alınan yukarıdaki bölümden haraketle Atatürk'ün kişiselözellikleri ve düşünce hayatıyla ilgili çıkarımlarınızı belirtiniz.
    Atatürk'ün kişisel özellikleri:
    Vatanını ve milletini sever.
    Zorluklardan yılmaz, çözüm yolu arar.
    Kararlı ve cesurdur.
    Akıl ve sağduyu ile hareket eder.
    Birleştiricidir.
    Milletin psikolojisini ve içinde bulunduğuşartları çok iyi bilir.
    İleri görüşlüdür.
    Millete ve orduya güvenir.
    Milletin bağımsızlığını her şeyin üstünde görür.

    5. ETKİNLİK
    Sınıfınızda dört beş kişilik gruplaroluşturunuz. Sınıfa getirdiğiniz, Atatürk hakkında yazılmış biyografileri gruparkadaşlarınızla inceleyiniz. Metinlerden hareketle Atatürk'ün kişiliközellikleri ve düşünce hayatını konu alan bir metin hazırlayınız.Hazırladığınız çalışmayı sununuz.


    6. ETKİNLİK
    Halil İnalcık hakkında okuduğunuz biyografilerdeverilen bilgiler ders kitabınızda yer alan bilgilerle örtüşüyor mu? “DünyacaTanınmış Tarihçimiz Halil İnalcık” adlı biyografide verilen bilgilerle sizinaraştırdığınız metinlerdeki bilgiler arasında çelişkiler olup olmadığınıbelirtiniz. Yaptığınız etkinlikten hareketle biyografilerde bazı gerçeklerigizlemenin, kurmaca-ya yer vermenin nasıl sonuçlar doğurabileceğini tartışınız.Ulaştığınız sonuçları açıklayınız.
    Halil İnalcık hakkında okuduğunuz biyografilerdeverilen bilgiler ders kitabınızda yer alan bilgilerle örtüşmektedir.
    Çelişki yoktur.
    Biyografilerde kurmacaya yer verilmez.
    Biyografiler gerçekleri yansıtır, yansıtmalıdır.
    Biyografide gerçekler gizlenirse biyografisiyazılan kişi hakkında yanlış bilgi edinilir.

    7. ETKİNLİK
    Dört beş kişilik gruplar oluşturunuz. Gruparkadaşlarınızla “Dünyaca Tanınmış Tarihçimiz Halil İnalcık” adlı metninparagraflarının konusunu bulunuz. Konuların birbirleriyle ilişkişinibelirleyiniz. Yaptığınız çalışmayı sınıfa sununuz.

    8. ETKİNLİK
    İncelediğiniz metinlerden ve ön hazırlıktayaptığınız araştırmadan hareketle biyografilerin kültür tarihindeki yerini veönemini açıklayınız.
    Biyografi türünün ilk örneğinin eskiYunan'da Plutarkhus'un "Hayatlar" adlı eseri olduğu kabuledilir.
    Diğer ilk örnekler:
    17. yüzyılda İngiltere'de William Roper'inThomes More hakkında yazdığı biyografi
    18. yüzyılda Samuel Johnson'un James Boswell'inhayatını yazdığı biyografi
    20. yüzyıla kadar yazılan biyografilerdebiyografisi yazılan kişinin hayatının yanı sıra erdemleri, ahlaki özellikleride veriliyordu.
    20. yüzyılda başlayan modern biyografide isenesnel bir yaklaşım görülür.
    Türk edebiyatında biyografiye yakın türler:
    Siyer kitapları: Hz. Muhammed'in hayatı
    Kısas- enbiyalar: Peygamber kıssaları
    Tezkiretü'l Evliyalar: Evliyaların yaşamınıanlatan eserler
    Şairler tezkireleri: Şirlerin hayatını anlataneserler.
    Tezkireler biyografi türünün edebiyatımızdakiilk örnekleridir. Türk edebiyatında ilk şairler tezkiresi Ali Şir Nevai'ninMecalisü'n Nefais adlı eserdir.
    Anadolu'da yazılan ilk şairler tezkiresi HeştBehişt (Sehi Bey) adlı eserdir.
    16. yüzyıld Latifi'nin yazdığı Tezkiretü'ş Şuarada önemli bir eserdir.
    9. ETKİNLİK
    • “Dünyaca Tanınmış TarihçimizHalil İnalcık”, “Mustafa Kemal Anadolu'da” ve “Paris Pişmiş” adlı metinlerdeanlatıcının kim olduğunu belirtiniz. Anlatıcının biyografiyi hazırlayan kişiyleilişkisini açıklayınız.
    “Dünyaca Tanınmış Tarihçimiz Halil İnalcık”,“Mustafa Kemal Anadolu'da” adlı metinlerde anlatıcı 3. tekil kişidir. Pariş Pişmiş adlı metinde ise anlatıcı yazarın kendisidir. Cümleler 1. tekilkişi ağzından kurulmuştur.
    • “Dünyaca Tanınmış TarihçimizHalil İnalcık” ve “Paris Pişmiş” adlı metinleri yazılış amaçları veanlatıcıları bakımından karşılaştırınız. Metinlerden hareketle biyografi veotobiyografi aracındaki benzerlik ve farklılıkları belirtiniz.
    Paris Pişmiş adlı metnin yazılış amacı yazarınkendisini tanıtma isteğidir. Diğer metinlerde ise başka birinin hayathikayesini aktarma isteği vardır.
    [COLOR=**ua]11. SINIF DİL VE ANLATIM DERS KİTABI CEVAPLARI2012-2013 (EVRENSEL YAY.) BİYOGRAFİ TÜRÜ sayfa 80[/COLOR]

    A. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun sözcükler yazınız.

    OTOBİYAOGRAFİ .bir düşünürün, birsanatçının kendi yaşam öyküsünü anlattığı eserlerdir.
    BİYOGRAFİ siyaset, edebiyat, spor,sanat gibi alanlarda başarı göstermiş kişilerin yaşamının anlatıldığımetinlerdir.
    • Biyografisi yazılacak kişinin hayat hikâyesi KRONOLOJİK bir sıraya göreverilmelidir.
    B. Aşağıdaki cümlelerde yargılar doğru ise yay ayraç içerisine “D”, yanlış ise “Y”yazınız.

    • Biyografilerde anlatılanlar bilgi ve belgeye dayandırılır. ( D)

    • Biyografilerin edebiyatımızdaki ilk örneklerimesnevilerdir. ( Y )

    • Biyografi yazılarında anlatıcı ile yazar aynıkişidir. (Y )

    • Biyografilerde kurmacaya yerverilmez. ( D)

    • Anlatıcı, biyografisini yazacağı kişiyi tanımakzorundadır. ( D )

    • Biyografilerde nesnel anlatımkullanılır. ( D )

    C. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları yanıtlayınız.

    ……….kişisel yaşantının bütünü ya da bellibölümlerini ya da gözlemleri dile getirmek
    amacıyla yazılmış edebî metinler ya dakayıtlardır. Otobiyografi ile karıştırılabilen bu tür, ondan dışsal olaylaraverdiği önem ile ayrılır………..kişisel yaşam izlenimlerinin yanı sıra buizlenimlerin dış boyutları da geniş olarak yer alır. Otobiyografide yazaröncelikle kendilerini konu
    edinirken……….yazarları çoğunlukla çeşitlitarihsel olaylarda rol oynamış ya da bu olayların
    yakın gözlemcisi olmuş kişilerdir. Bu kişilerinyaşadığı şeyleri bir defter ya da bir kâğıda aktarmasıdır.

    1. Yukarıdaki paragrafta otobiyografiyle karşılaştınlan metin türü aşağıdakilerdenhangisidir?

    A)Deneme B) Anı C)Günlük D)Biyografi E) Gezi yazısı

    2. Ayasofya'nın muhteşem kubbesinin tam tepesinde, devasa gümüş hilalin dibinde,akşama şeyhine anlatmak için çevresinde olanları gözleyip en ufak ayrıntıyıbile aklına yazan Haşan Efendi, yeşil sarığı ve uzun siyah cüppesiyle birheykel gibi hiç kımıldamadan tek başına dikiliyor, göğe çizilmiş siyah birsilüet gibi en yüksekteki yalnız duruşuyla belki kalabalığın kendisinden biledaha etkileyici gözüküyordu.
    Yukarıdaki paragrafta hangi anlatım türükullanılmıştır?
    A) Betimleyici anlatım B) Açıklayıcıanlatım C) Öyküleyici anlatım
    D) Kanıtlayıcı anlatım E) Öğretici anlatım
    D) Aşağıdaki soruları sözlü olarak yanıtlayınız.
    1. Anı ve biyografi türlerini karşılaştırarak benzer ve farklı yönlerinisöyleyiniz.
    [FONT=&quot]Anı ve günce yazılarında kahraman anlatıcı vardır.Yani metninkahramanı yazarın kendisidir.Birinci ağızdan anlatım vardır.Biyografilerde isemetnin kahramanı ile anlatıcı farklı kişilerdir.Üçüncü ağızdan anlatımvardır.Kısaca anılarda ve güncelerde doğrudan anlatım , biyografilerde isedolaylı anlatım vardır.[/FONT]
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş