10.Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Etkinlik Cevapları

Konu 'Dil ve Anlatım 10. Sınıf' bölümünde Moderatör Güleda tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. Moderatör Güleda

    Moderatör Güleda Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.623
    Beğenileri:
    4.563
    Ödül Puanları:
    113

    10.Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Etkinlik Cevapları Sayfa 98-102 Arası
    Sayfa 98


    17.etkinlik
    -ev ve aile hakkında__parça bütün ilişkisi
    *mecaz-ı mürsel
    bir sözcüğü benzetme **acı gütmeden gerçek anl**ının dışında kullanmaktır.bir başka deyişle :bir şeyin parçasını verip bütününü kastetme ;bütününü verip parçasını kastetmedir.
    dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal(hilal)
    olaya Konya büyük tepki gösterdi(konya)

    18.etkinlik
    *betimleme öğeleri çıkarılmış metin ile normal metin karşılaştırıldığında betimleme öğeleri çıkarılmış metnin anlatımının daha düz,daha kuru bir anlatım olduğu gözlenir.betimlemelerde
    yapılan mecazlar ve benzetmelerle anlatıma kazandırılan ahenk,estetik duyguların uyanmasında önemli rol oynar ayrıca yapılan betimlemelerle anlatılan durum veya olayın zihinde canlandırılması sağlanarak anlatıma gerçeklik katılır.

    sayfa 99
    görme:sallanıyor,geçiyor,sürü sürü,çekiliyor,loş,düşüyor,doğuyor,cıvıl cıvıl,değiyor.
    işitme:çığlık çığlık ,çekiç sesleri,çıngırak,laf atmalar,uğultu
    dokunma:esiyor,serin serin,sıcak,ıslak
    kokl**a:ter kokuları
    tatma:yok


    sayfa 100
    *sıfatların çoğu çıkarılmış metinde bazı görsel öğelerin öne çıkarılması gereken özellikleri verilmediği için metnin anlatım gücü etkilenmiştir.
    *bir,yayvan,ufacık,uzun,dağınık,bir,bir,patlak,sök ük,parça,bu,dört,yanı,duvarlı,tek,kat,basık
    toprak,kalın,keskin,incecik,,avuç,pis,bu,
    *metindeki görsel öğelerin özellikleri öne çıkarıldığı için anlatım daha ahenkli,daha etkili ve daha gerçekçi bir hal almıştır.

    21.etkinlik
    *yapılan gözlem çalışmaları sonucunda gözlem yöntemleri hakkında şu sonuçlara varılır:
    gözlem yöntemleri:
    1.doğrudan gözlem(sınıf gözlemi)
    2.hatırda kalmış olayları ve varlıkları hatırl**ayla yapılan gözlem
    3.hayale dayanarak gerçekleştirilen gözlem

    22.etkinlik:
    *uzun ve geniş kanatları ,büyük ve geniş pençeleri ,keskin gözleriyle asaley ve gücün sembolü olan kartallar ,asaletlerine yakışır şekilde yükseklerde yaşar.usta bir avcı olan bu kuş ,yaşadığı yüksek yerlerden keskin gözleriyle geniş bir alanı adeta radar gibi tarar ve bulduğu avının üstüne hedefe kilitlenmiş bir füze gibi süzülür ,güçlü pençeleriyle avını yakalar

    SAYFA 101


    23.ETKİNİLİK
    ben onları numaralandırdım sırasıyla yazıyorum
    1-açıklayıcı betimleme: hastalığın sebebini açıkladığından dolayı
    2-tahlil: ruhsal çözümleme olduğu için
    3-açıklayıcı betimleme: kendini açıkl**a, akrabalık bildirme
    4-açıklayıcı betimleme: neden sonuç ilişkisi olduğu için
    5-açıklayıcı betimleme: özelliğini belirttiği için
    6-açıklayıcı betimleme: özelliğini belirttiği için
    7-sanatsal betimleme: gecenin özelliğinden dolayı
    8-açıkşayıcı betimleme: ağız boşluğunun özelliği verildiği için
    9-tahlil: ruhsal çözümleme olduğu için
    10-sanatsal betimleme: kişinin özelliğini betimlediği için





    Sayfa 102


    resimlerin betimlemelerini size bırakıyorum...
    26.etkinlik:Bir Pazar akş**ı sokağın sessizliğinde ilerlerken,soğuğun iliklerime kadar sızdığını hissetmek,o karanlık içerisinde geride bıraktığım yerlerden sanki gelen sesleri duymak beni öyle ürkütüyordu, öyle korkutuyordu ki bir an hayatın son bulduğu düşüncesine kapıldım...Sanki bitmez bir kış akş**ıydı...
    27.etkinlik:betimlemenin kullanıldığı türler:hikaye,roman,destan,şiir,gezi yazısı,deneme yazısı
    28.etkinlik:deyim aktarması sel**lara durmuş.sel**l**a insana özgü birşeydir.aktarmanın türü insandan doğaya yapılmış.
    aslan miyav demez kükrer t** tersi olması gerekli.
    ay danlıyor gökyüzünden deyiminde gökyüzünden üstümüze yağmur yağar.doğadan doğaya.
    aslanlarımız yani askerlerimiz demek gerekir.doğadan insana aktarım
    güle naz bülbül eder güle naz insan naz eder bu yüzden insandan doğaya aktarım var...
    29.etkinlik:1.si dönen insanı anlatıyor.bütün parça ilişkisini anlatıyor.
    tencere derken içindekini kas ediyor...bütün parça ilişkisi.

    hazalistan, 1903_Bjk ve TUB!Ş bunu beğendi.
  2. Moderatör Güleda

    Moderatör Güleda Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.623
    Beğenileri:
    4.563
    Ödül Puanları:
    113
    10.Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Etkinlik Cevapları Sayfa 104-110 Arası
    sayfa 104

    31.etkinlik
    *korkunç,biricik,soluk,iri,kaskatı,geniş,derince,y eşilimtırak
    *küçültme anl**ı taşıyan niteleme sıfatları:biricik,kısacık,derince,ekşimsi,yeşilimt ırak
    *-cik,-ce,-msi,-mtırak ekleri sıfatlara küçültme anl**ı katan eklerdir.

    sayfa 105 32.etkinlik

    eşitlik:ceviz kadar,senin kadar
    üstünlük:daha yeşil,daha büyük
    en üstünlük:en büyük,en zararlı
    aşırılık:çok çalışkan,pek güzel,pek nezih,pek sevimli

    sayfa 105 33.etkinlik
    her insan:belgisiz sıfat
    herkes:belgisiz z**ir
    hangi:soru sıfatı
    hangileri:soru z**iri
    bu:işaret sıfatı
    buraya:işaret z**iri
    o:işaret sıfatı
    orası:işaret z**iri
    yaşlı:sıfat
    yaşlılara:z**ir

    ölçme değerlendirme
    1.açıklayıcı betimleme ve sanatsal betimleme
    tahlil
    simgesel betimleme

    2.d
    d

    3.a
    4.d
    5.a
    6.c
    7.c
    8.b
    9.c
    10.e
    11.e
    12.b
    13.b
    14.c
    15.d
    16.a
    17.cümlesinde burun sözcüğünde insandan doğaya deyim aktarması vardır.organ adı olan burun sözcüğü coğrafi bir terim olarak kullanılmış ve insandan doğaya bir aktarma yapılmıştır.
    18.ad aktarması uzun kol sözcükleriyle yapılmıştır.uzun kolla kastedilen uzun kollu giysidir.cümlede parça -bütün ilişkisine dayalı ad aktarması vardır.
    19.betimlemeler yapılırken tasvir edilen varlığın özellikleri ayrıntılarıyla verilmek istenir.varlıkların niteliklerini tanıtan ,onları belirten sözcük türleri de sıfatlardır.bu yüzden betimleme yapılırken sıfatlardan yararlanılır.




    Sayfa 110
    1-bülbül şiirinin yazılış sebebini mehmet akif ersoy şöle açııklar:"Bu manzume yazılırken Yunan istilası altındaki topraklarımıza,hususiye ßursa'ya dair,elim haberler geliyordu;tetkikine de imkan yoktu."
    3-şiirdeki imgler ** özellikleri;
    sular zaten kararmıştı--akş**ın olması
    ıssız bir karanlık--gece
    hilkat kesilmiş lal--bütün varlıkların sessizliği
    dönüp meziye tırmandım--geçmişi hatırl**ak
    eninler çağlayıp durdu--inleyişler,iniltiler
    ağaçlar,taşlar ürpermişti,güya Sür-ı Mehşer'di--kıy**at günü
    hazan ağlar baharımda--kötü kader,nasipsizlik
    4-metindeki ses benzerlikleri;kelime ** cümle düzeyindeki tekrarlar,kafiyeler ve yapılan söz sanatları ahenk unsurları olarak kullanılmıştır.
    5-şiirdeki kelime ve cümle seviyesindeki tekrarlar anlatımı güçlendirmek **acıyla ahenk unsuru olarak kullanılmıştır.
    6-şiirde İzmir'in işgali üzerinde duyulan üzüntü bülbülün feryatları iLe dile getirilmeye çalışılmış ve şairi "ben" kelimesiyle "halkın" duygularını dile getirmeye çalışılmıştır.
    2.ETKİNLİK
    şiirde geen "o,ne,sen,ben" szöcükleri isimlerin yerini kişi,soru ve işaret yoluyla tutarak z**ir görevinde kullanılmıştır.ßu z**irler isimlerin yerini tutarak ve kendilerinden önceki cümlelerle anl** ilişkileri kurulmasını sağl**ak **acıyla metinde görev almıştır.
    3.ETKİNLİK
    vadiyi sarmıştı--kapl**ak
    taşarken haşrolup beynimde--çok,fazla
    zal**ın sinesinden fışkıran--çıkmak(ses)
    eninler çağlayıp durdu--dev**lılık
    kıy**etler koparmak--bağırmak
    bir d**lacık göğsünde--çok küçük
    hiç bilmez afakım--hayat
    serilmiş gövdeler--insan .....

    TUB!Ş bunu beğendi.
  3. Moderatör Güleda

    Moderatör Güleda Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.623
    Beğenileri:
    4.563
    Ödül Puanları:
    113
    10.Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Etkinlik Cevapları Sayfa 111-114 Arası
    sayfa 111 2. etkinlik

    *şiirde geçen ''o,ne,sen,ben''sözcükleri ismlerin yerini kişi,soru ve işaret yoluyla tutarak z**ir görevinde kullanılmıştır.bu z**irler isimlerin yeri tutarak ve kendilerinden önceki cümlelerle anl** ilişkileri kurulmasını sağl**ak **acıyla metinde görev almıştır.


    sayfa 111 3. etkinlik

    vadiyi sarmıştı.__kapl**ak
    serilmiş gövdeler__insan
    bir d**lacık göğsünde__çok küçük
    zal**ın sinesinden fışkıran__çıkmak(ses)
    hiç bilmez afakım__hayat

    sayfa 111 4. etkinlik
    *verilen şiirde geçen ilk çağ ırmakları,sedef eller,çağlar,katı bir yalnızlık,yabancı,gök,ölü sözcük ve sözcük grupları kendi anl**larının dışında farklı anl**lara gelecek şekilde ,çağrışım yapacak şekilde kullanılmıştır.


    sayfa 111 5. etkinlik
    *''bülbül''ve ''yok gibi yaş**ak''şiirleri lirik bir anlatım kullanılarak oluşturulmuş ve şiirlerde bir mutsuzluk teması işlenmiştir.''bülbül''şiirlerinde izmir'in işgali üzerine duyulan mutsuzluk ''yok gibi yaş**ak''şiirlerinde de yalnızlıktan kaynaklanan bir mutsuzluk dile getirilmeye çalışılmıştır.


    sayfa 111 6. etkinlik
    *şiirde geçen ''ben ,sen,kendim''z**irleri kişi isimlerinin ;''bu,her şey,bunlar ''z**irleride varlık isimlerinin yerini tutması için kullanışmıştır.


    sayfa 111 7. etkinlik
    -*''kaç defa elime bir sopa alıp bunları önüme katarak kendi ormanlarına doğru sürmek arzusunu duydum.
    *onun için değilmidir ki ben araların da dolaşıken kaba kaba sırıtırlardı ve sağ tarafımda bir boş torba gibi sallanan yenimle oyn**aya kalkışırlardı.

    *zira sağ kolumu,ben onlar için kaybettim.
    ----metinde kullanılan z**irler,isimlerin yerini tutarak cümleler arasındaki anl** ilişkisinin kurulmasını sağl**ıştır.

    sayfa 112 8. etkinlik
    şahıs z**irleri
    teklik:sen,ben,o,kendi,kendim
    çokluk nlar

    işaret z**iri
    teklik:bu,şu,o,bura
    çokluk:bunlar

    belgisiz z**ir
    teklik:bütün kimse,hiç kimse,herkes
    çokluk:yok.

    soru z**iri
    teklik:ne
    çokluk:neler

    -isimlerin yerini kişi,işaret,belgisizlik ve soru yoluyla tutan z**irler bu ayrıma göre sınıflandırılır.

    -z**irler metin içindeki isimlerin yerini tutarak ,cümleler arasında anl** ilgisi kurulmasında görev alır.

    4 ve 5.metin soruları
    *sen ben o şiiri üç şahıs arasındaki bağl**da verilmiş ve metni oluşturan parçalar bu üç şahıs arasındaki ilşikileri verecek şekilde biraraya getirilmiştir.

    *dünyanın bütün çiçekleri şiiri öğretmen -öğrenci bağl**ında verilmiş ve şiiri oluşturan parçalar öğretmen-öğrenci arasındaki bu sevgi bağını verecek şekilde birarya getirilmiştir.

    sayfa 113. 9.etkinlik
    *''sen.ben.o ''şiirindeki şahıs z**irleri:ben,sen,o__tekil
    *dünyanın bütün çiçekleri şiirindeki şahıs z**irleri:
    ben:tekil
    siz,onlar:çoğul
    ----*kişi z**irleri ,kişi isimlerinin yerine kullanılan z**irlerdir.dolayısıyla bir isme bağlı olmadan bütün kişileri karşılayabilirler.kaps**ları isimlerden çok daha geniştir.gerektiğinde bütün isimleri ifade ederler.

    sayfa 114 10.etkinlik
    *şiirdeki şahıs z**irler:''ben,bizve kendim''dir.
    *kendim dönüşlülük z**iri ,ben z**irini pekiştiren z**irdir.
    *kendi dönüşlülük z**irinin şahıs z**iriyle birlikte kullanılması anl**ının pekiştirilmesini sağlar.
    *yaşlı ad** kendi kendine gülüyordu.
    bunu sen kendin istedin.
    *saygı anl**ında ''sen''yerine ''siz''z**iri kullanılabilir.
    ''siz önden buyurun''
    övünme **acıyla ''ben'' yerine''biz''z**iri kullanılabilir.
    bizmde bir bildiğimiz var.

    ceomax ve küfella bunu beğendi.
  4. Moderatör Güleda

    Moderatör Güleda Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.623
    Beğenileri:
    4.563
    Ödül Puanları:
    113
    10.Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Etkinlik Cevapları Sayfa 115-125 Arası
    Sayfa 115 7.ve 8.metnin soruları
    1.beni unutma şiirindeki şair''sevdiği''kişiye, ''bizim memleket''şiirinde ise şair ''memleketinin insanlarına''seslenmektedir.
    2.bu şiirlerin yazılış **acı duyguları harekete geçirmektir.
    3.'bizim memleket''şiirinde
    vatan sevgisi iyimser bir şekilde , bülbül şiirnde ise kar**sar bir şekilde ele alınmıştır.


    sayfa 115 11.etkinlik
    *şairler içinde bulundukları ruh hallerine göre aynı duyguyu farklı yorumlarla dile getirebilirler.


    daha çok haber kipleri kullanılmıştır.

    sayfa 115 12.etkinlik

    *beni unutma ve bizim memleket şiirlerindeki varlıkların yerini işaret yoluyla tutan veya varlıkları işaret yoluyla belirten sözcükler:

    o saatler -işaret sıfatı (varlığı işaret yolula belirtiyor.)
    o çılgın rüzgar-işaret sıfatı (varlığı işaret yolula belirtiyor.)
    şu yollar-işaret sıfatı (varlığı işaret yolula belirtiyor.)
    o iller-işaret sıfatı (varlığı işaret yolula belirtiyor.)
    orada -işaret z**iri (varlığın yerini işaret yolula tutuyor.)

    sayfa 115 13.etkinlik
    -metinde geçen işaret z**irleri ve işaret sıfatları:

    işaret sıfatları
    bu tükenmez musiki
    bu orman
    o alev gömleği
    bu yağmur
    bu kıldan ince yağmur
    bu rüzgar
    bu has ekmek

    işaret z**iri

    orada
    bunlar göz pınarları
    bunlar göz yaylası
    bu mu

    sayfa 116 14.etkinlik
    *bu
    işaret z**iri:bu,diğerinden daha güzel.
    işaret sıfatı:bu kitap daha güzel.

    *şu
    işaret z**iri:şu,benim arkadaşım.
    işaret sıfatı:şu ad** az önce seni sordu.

    *o
    işaret z**iri,bizim arab**ız.
    işaret sıfatı araba bizim.

    *böyle
    işaret z**iri:ben de böylesini görmedim.
    işaret sıfatı:böyle insanlarla karşılaşınca dikkatli ol.

    sayfa 116 15.etkinlik

    *bu düşünceler içerisinde gecenin karanlık saatlerinde yalnız başıma yürüyordum.böyle birşey nasıl olabilirdi?bütün bu olanlar hayata olan bağlılığımı azaltmıştı.böyle şeyler demek ki herkesin başına bu şekilde gelebiliyormuş.

    sayfa 116 16.etkinlik
    *''onlarla ağl**ış ,onlarla gülmüşüm__onlar(türküler)insan dışı varlığın yerini tutmuştur.

    *o gitmek istedi.__o(çocuk)insanın yerini tutmuştur.

    *bir şey var sanki onu soruyorum.__o (nesne)insan dışı varlığın yerini tutmuştur.

    sayfa 117 9.metin soruları

    1.yazar içindeki duyguları belirtmek için metni yazmıştır.
    2.yazar metinde kişisel duygularını dile getirmiştir.
    3.metnin teması ''sevgi''dir.metindeki sevgi temasını işlemek için cümleler bir araya getirilmiştir.
    4.metinde geçen ''kimsiniz,neye''sözcükler ismin yerini soru yoluyla tutan sözcüklerdir.

    sayfa 117 17.etkinlik
    *şiirlerde ,öykü,roman ve tiyatro eserlerindeki içe dönük konuşmalarda coşku ve heyecana bağlı anlatım kullanılır.
    *lirik anlatımla oluşturulmuş metinlerde dil heyecana bağlı işlevinde kullanılır.
    ''nihayet gönlüme baharı getiren sesiniz.
    ''benim ezeli melikem''gibi


    sayfa 125
    inceleme
    1.çanakkale destanı metnide çanakkale savaşı ve savaşa katılanlar ,savaşın önemi ve büyüklüğü vurgulanacak şekilde destansı bir anlatımla ele alınmıştır.
    2.şair şiirinde çanakkale savaşına ve savaşa katılan kişilerin özelliklerine (ırkları,renkleri)değinmiş,savaşta yaşanılan olaylara olağanüstünlükler katarak destansı bir anlatımla konuyu işlemiştir.
    3.verilen şiirde çanakkale savaşı destansı bir anlatımla ele alınmış ,adeta savaş sahnesi ,savaşın büyüklüğü ve dehşeti gözler önünde canlandırılmaya çalışılmıştır.

    sayfa 125 5.etkinlik
    *şiirde iş,oluş,hareket bildiren kelimelere örnekler;
    ''yükleniyor-diksem-sarılmış-gelmiş-veriyor-saçıyor-yırtılmasa-kustu-edecek-ettin-dedirir''gibi..

    görülen geçmiş z**an:kuştu,döktü,dedi,çiğnetmedi,ettin,parçaladın
    öğrenilen geçmiş z**an:sarılmış,uzanmış,gelmiş,durmuş
    şimdiki z**an:kaynıyor,duruyor,bakıyorsun,parçalıyor,kaldı rıyor, yükleniyor
    gelecek z**an:edecek,taşacaksın,çiğnetmeyecek
    geniş z**an:eder,bilmem,ister,boşanır,siner,dedirir

    dilek kipleri
    istek kipi:gömelim
    şart kipi lmasa,duys**,diksem,uzats**,çats**,bekletsem ,etse m,sars**,öpse,baksan
    gereklilik kipi:yok
    emir kipi:seyret,gel,kazsın,isteme,çiğnetme

    sayfa 125 6.etkinlik

    metindeki fiiler
    verdi:görülen geçmiş z**an,3.tekil kişi
    ilettiler:görülen geçmiş z**an,3.çoğul kişi
    çöktü:görülen geçmiş z**an,3.tekil kişi
    yat:emir kipi,2.tekil kişi
    duydu:görülen geçmiş z**an,3.tekil kişi
    geliyordu:şimdiki zmanın hikayesi,3.tekil kişi
    oyalanmasın:emir kipi,3.tekil kişi
    gösterelim:istek kipi,1.çoğul kişi
    çıkarmayalım:istek kipi,1.çoğul kişi
    *bir cümledeki yargının ,,cümleyi söyleyenin niyeti açısından kazandığı özelliğe göre kip ve kişi ekleri önem kazanır.
    *okunan destansı anlatımla oluşturulmuş metinlerde

    ceomax bunu beğendi.
  5. Moderatör Güleda

    Moderatör Güleda Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.623
    Beğenileri:
    4.563
    Ödül Puanları:
    113
    10.Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Etkinlik Cevapları Sayfa 126-128 Arası
    sayfa 126 7.etkinlik


    anl**larına göre fiiller
    kılış fiileri(nesne alabilen fiil)
    aldı-buyur etti-derim-alır-dersiniz-bas-düşürdün-ver-çevrildi-kurarlar

    durum fiileri(nesne almayan fiil)
    oturmadı-baktılar-başladı-dedi-döndü-saldıracaklar-konuştu

    oluş fiileri(öznedeki değişimin z**anla fark edildiği fiil)

    unut-ol-ittifak eyle

    sayfa 127 2 ve 3.metin
    1.''kanije kalesinin fethi ''metnindeki kanije kalesinin fethi konusu gerçekçi bir diile ele alınmıştır.''genç osman''metninde de bağdat'ın fethine katılan genç osman adlı bir asker konu edinilmiştir.

    2.''kanije kalesinin fethi''metni tarihi bilgilere dayanılarak gerçekçi bir dille işlendiği için gerçekçi bir özellik kazanmıştır.''genç osman ''metni ise tarihi bir olayı destansı bir anlatımla ele aldığı için daha etkileyicidir.

    3.''kanije kalesinin fethi''metni tarihi bir olay hakkında bilgi vermek için yazılmıştır.bu yüzden sade,gerçekçi bir anlatımı vardır.''genç osman ''metninde de tarihi bir olay anlatılmış fakat bu anlatıma yiğitçe,destansı bir anlatım katıldığı için anlatım daha etkileyici olmuştur.

    sayfa 127 8.etkinlik

    isim -fiiler (-ma,-iş-mak)
    olmak,çıkmak,kurmayı

    sıfat fiilller( acak,-an-ası-dık-maz-miş)
    geçtiği,işlediği,olduğu,bulunduğu,planlayan,buluna n,dediğin,gittiği

    zarf fiiler (ıp-ince-arak-ken-madan-dıkça-maksızın-r-maz vb
    çıkıp,üzereyken,geçirerek,deyip,gönderip,vazgeçip, sevk edip,ulaşmadan

    sayfa 127 9.etkinlik

    keskin
    kökleri:kes-kin
    fiilimsi eklerini almış mıdır?:yok
    olumsuzluk şekilleri varmıdır?:yok
    fiilimsimidir?:fiilimsi değildir.
    fiilimsi ise türü nedir?:yok

    uyku
    kökleri:uyu-ku
    fiilimsi eklerini almış mıdır?:yok
    olumsuzluk şekilleri varmıdır?yok
    fiilimsi midir:fiilimsi değildir
    fiilimsi ise türü nedir?:yok

    bilmeyerek
    kökleri:bil-me
    fiilimsi eklerini almış mıdır?:-erek
    olumsuzluk şekilleri varmıdır?:bilme-yerek
    fiilimsi midir:filimsidir
    fiilimsi ise türü nedir?:zarf-fiil

    patl**aya
    kökleri atla-t
    fiilimsi eklerini almış mıdır?:-ma
    olumsuzluk şekilleri varmıdır? atlat-ma-maya
    fiilimsi midir:fiilmsidir
    fiilimsi ise türü nedir?:isim-fiil

    sayfa 128 10.etkinlik

    *''çanakkale destanı '' metninde kaynıyor kum gibi ,tufan gibi mahşer mahşer,öteden saikalar parçalıyor afakı,beriden zelzeleler kaldırıyor a'makı,ölüm indirmede gökler ölü püskürmede yer ,o ne müthiş tipidir:savrulur enkaz-ı beşer ....'gibi ifadelelerle savaş sahnesi ve savaşta Türk askerlerinin yaptıkları ,olağanüstü özellikler katılarak anlatılmaya çalışılmıştır.
    ''oğuz kağan destanında ise oğuz kağan'ın özellikleri ve yaptıkları olağanüstü özellikler (bu oğul anasının göğsünden ilk sütü içip bundan sonra içmedi.çiğ et,çorba ve şarap istedi.dile gelmeye başladı. kırk gün sonra büyüdü....vb)katılarak anlatılmıştır.

    *bu anlatılan olağanüstü olaylar ve kişiler anlatımın da olağanüstü bir özellik kazanmasını sağl**ıştır.

    sayfa 128 11.etkinlik

    *destansı anlatımlar,destanlarda yer alan olağanüstü olayların ,yiğitçe ve meydan okuyan ,kahr**anlıkları anlatan havasını yansıtır.destansı anlatımlarda ,tarihte yaşanmış önemli olaylar ve kahr**anlıklar destan havası içinde anlatılır.

    sayfa 128 12.etkinlik

    DESTANSI ANLATIMLA OLUŞMUŞ METİNLERİN ORTAK ÖZELLİKLERİ

    ---tarihi konular ve kahr**anlıklar işlenir.
    ---olağanüstü olaylar ve kişiler anlatılır.
    ---yapıp ,etmeler yani fiiller ön plandadır.sürekli hareket vardır.
    ---etkileyici bir özellik taşır.
    ---destan türünün yiğitçe havası vardır.

    ceomax ve tövbekar_rapçi bunu beğendi.
  6. Moderatör Güleda

    Moderatör Güleda Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.623
    Beğenileri:
    4.563
    Ödül Puanları:
    113
    10.Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Etkinlik Cevapları 130-133 Arası
    sayfa 130 14.etkinlik

    ek fiil:bayılmıştı
    eklendiği kelimenin türü:fiil
    isimlendirme:öğrenilen geçmiş z**anın hikayesi

    ek fiil:senedir
    eklendiği kelimenin türü:isim
    isimlendirme:ek fiilin geniş z**anı

    ek fiil lurs**
    eklendiği kelimenin türü:fiil
    isimlendirme:geniş z**anın şartı

    ek fiil:değil midir
    eklendiği kelimenin türü:isim
    isimlendirme:ek fiilin geniş z**anı

    ek fiil:kuvvetlidir
    eklendiği kelimenin türü:isim
    isimlendirme:ek fiilin geniş z**anı

    sayfa 130 15.etkinlik

    *yapıyorum----şimdiki z**an,1.tekil kişi
    *arıyorum----şimdiki z**an,1.tekil kişi
    *bayılıyorum----şimdiki z**an,1.tekil kişi
    *yapıyorum---şimdiki z**an,1.tekil kişi
    *böler---geniş z**an,3.tekil kişi
    *dolar---geniş z**an,3.tekil kişi

    *''alıyorum,yapıyorum,bayyılıyorum ve arıyorum ''fiilleri şimdiki z**an kipinde çekimlendikleri halde ''geniş z**an anl**ı vermektedir.

    *fiillerdeki bu anal** kayması fiilerin farklı anl** ve z**anlarda kulllanılmasına olanak sağl**ıştır


    sayfa 130 anl**a ve yoruml**a 16.etkinlik
    ---leyla ile mecnun ,kerem ile aslı,ferhat ile şirin gibi halk hikayelerinin içinde hayal unsuru ve olağanüstü ögelerin yer alması hikayelerin destansı anlatıma örnek olmasını sağlar.


    17.etkinlik

    destansı anlatımın kullanıldığı edebi türler

    roman
    hikaye
    tiyatro
    şiir
    destan

    19.etkinlik

    *hasta:arkadaşım çok hastaymış.----------ek fiilin öğrenilen geçmişi,3.tekil
    lezzetli:yemek çok lezzetliydi.-------ek fiilin görülen geçmişi,3.tekil kişi
    okuyan:gerçeği bilen okuyandır.-----ek fiilin geniş z**anı,3.tekil kişi
    bahar:ya gelen baharsa.-----ek fiilin şartı,3.tekil kişi
    doktor:kardeşim doktordur.----ek fiilin geniş z**anı,3.tekil kişi



    20.etkinlik

    *bunu ona ulaştıtırsan çok memnun olurum.(geniş z**an -1.tekil şahıs)
    *onu uyarmasaydınız ,aşağıya düşmüştü.(öğrenilen geçmiş z**anın hikayesi-3.tekil şahıs)
    *lütfen buraya park etmesin(emir kipi-3.tekil şahıs)
    *sınavı kazanmak için daha çok çalışmalısın(gereklilik kipi-2.tekil şahıs)

    21.etkinlik

    *kırmızı kaplı kitap benim.
    *bugün hava çok güzel.
    *bu öğrenci çok çalışkan.


    sayfa 132 ölçme ve değerlendirme

    1.*bir fiile -en,-esi,-mez,-er,-dik,-ecek,-miş ekleri getirilerek sıfat-fiiller türetilir.
    *bir fiile -iş,-me,-mekekleri getirilerek isim-fiiller türetilir.
    *bir fiile -ip,erek,ince,dikçe,eli,ken,meden,diğinde ,meksizin,cesine,e,ir,mez,esiye ekleri getirilerek zarf fiiller türetilir.

    2.y,y,,d
    3.b
    4.b
    5.d
    6.b
    7.b
    8.*olağanüstü olaylar ve kişiler anlatılır.
    *destan tütünün yiğitçe havası vardır.
    *sürekli harket vardır.
    *etkileyici bir özellik taşır.
    *yapıp etmeler yani fiiler ön plandadır.


    9.iki görevi vardır.
    1.isimlerin ve isim soylu sözcüklerin sonuna gelerek onları yüklem yapar.

    o,çok iyi bir insandı.
    bana bunları anlatan sendin.

    2.basit z**anlı fiileirn sonuna gelerek bu fiilleri birleşik z**anlı fiile dönüştürür.

    yarın bize geliyormuş.
    ne z**andır bu kitabı okuyorum.



    sayfa 133
    1.toplum düzeni belli kurallarla sağlanmıştır.insanlar toplum içerisinde kanunlarla belirlenmiş kurallara ,örf ve adetlere göre hareket eder.
    2.alıcıyı belli bir alana kanalize etmek ,yönlendirmek ve telkin etmek **acıyla emredici ifadeler kullanılır.
    3.''dur,sus,kalk''gibi emredici ifadeler söylenen eylemleri gerçekleştirmeye zorlayan ifadeleridir.
    4.trafik levhaları ,trafikte uyulması gereken kuralları bildirir.

    1.ETKİNLİK
    Kanunun hükmü ve **irin emri
    Madde 24 - (1) Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez.
    (2) Yetkili bir merciden verilip, yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan bir emri uygulayan sorumlu olmaz.
    (3) Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur.
    (4) Emrin, hukuka uygunluğunun denetlenmesinin kanun tarafından engellendiği hâllerde, yerine getirilmesinden emri veren sorumlu olur.
    Meşru savunma ve zorunluluk hâli
    Madde 25 - (1) Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.
    (2) Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.

    ceomax ve _özlem_ bunu beğendi.
  7. Moderatör Güleda

    Moderatör Güleda Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.623
    Beğenileri:
    4.563
    Ödül Puanları:
    113
    10.Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Etkinlik Cevapları 137-139 Arası
    sayfa 137

    7.etkinlik

    *kafasına koy-.... .....anl**ca kaynaşmış birleşik fiil
    *kaleme al-.........anl**ca kaynaşmış birleşik fiil
    *gözüne gir- ....... anl**ca kaynaşmış birleşik fiil
    *hareket et -...........yardımcı fiille kurulmuş birleşik fiil
    *mutlu ol-............yardımcı fiille kurulmuş birleşik fiil
    *memnun ol-.........yardımcı fiille kurulmuş birleşik fiil
    *hissetmek-........yardımcı fiille kurulmuş birleşik fiil
    *bileme-......kurallı birleşik fiil
    *söyleyiver-.....kurallı birleşik fiil
    *öleyaz-....... kurallı birleşik fiil
    *verebil-.......kurallı birleşik fiil
    *yapadur-....kurallı birleşik fiil
    *koşuver-.......kurallı birleşik fiil
    *bakakal-.......kurallı birleşik fiil

    sayfa 138

    8.etkinlik

    *yazabildi----yeterlilik
    *koşuver-----tezlik
    *gidedur------süreklilik
    *düşeyazdı------yaklaşma

    10.etkinlik

    *davranmalıdırlar.
    bulundurul**az
    yapıl**az
    bulunul**az
    verilemez
    yakalan**az
    tutuklan**az
    sürgün edilemez
    suçsuz sayılır
    suçlu sayıl**az
    yoksun bırakıl**az
    olmalıdır
    özendirmeli
    geliştirmelidir

    *metinde geçen bu fiillerle insanların yapması veya yapm**ası gerekenler bildirilmiştir.altı çizili olan fiiller edilgen çatılı fiillerdir.yani fiiilin bildirdiği yargıyı yapan belli değildir.



    sayfa 139

    4.metin

    fiil---------------------------fiil çatısı
    gerekiyordu(korum**) ------etken
    yaptım----------------------etken
    gerdim-----------------------etken
    yatmıyordum---------------etken
    yatıyordum----------------etken
    veriyordu------------------etken


    5.metin

    fiil---------------------------fiil çatısı
    gerekiyordu(korunması)-------edilgen
    yapıldı-----------------------edilgen
    gerildi----------------edilgen
    yatılmıyordu-------------edilgen
    yatılıyordu---------------edilgen
    veriliyordu----------------edilgen

    *fiilin bildirdiği iş,oluş veya hareketi yapan kişinin belli olduğu durumlarda etken çatılı fiiller ,fiilin bildirdiği iş,oluş veya hareketi yapan kişinin belli olmadığı durumlarda da edilgen çatılı fiiller kullanılır..

    ceomax ve _özlem_ bunu beğendi.
  8. Moderatör Güleda

    Moderatör Güleda Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.623
    Beğenileri:
    4.563
    Ödül Puanları:
    113
    10.Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Etkinlik Cevapları 160-163 Arası
    Hazırlık çalışmaları
    S.160

    1.Sorunların çözümünde başkalarının fikirlerini almak herzaman iyidir. Çünkü bizim düşünmediğimiz yada aklımıza gelmeyen birşeyi başkası akıl edebilir yada düşünebilir..

    2.Tartışmada düşünceleri açıklarken, sakin olmak gerekir en başta.Karşı tarafın tepkisi ne olursa olsun mümkün olduğunca alttan almalı ve iyi niyetli olmalıyız.
    Ve tartışma yaparkende örnek,kaynaklar ve kendimizi iyi ifade etmeliyiz...

    3.Agust Bloni'ye ait bu sözde aslında tartışma yokken, iki insanın bir konuda zıt görüşlü olması ve bu yüzden bu görüş sayesinde tartışmanın ortaya çıkmasını anlatıyor..

    1.Metin cevapları

    1.Bu metinin yazılış amacı, Geçmiş dönemlerde Türk Tiyatrosunun batıyı taklit ederek başarısız olduğunu ve sonraki yıllarda kendimize has bir tarz oluşturarak batı etkisinden uzaklaştığımızı ve daha başarılı olduğumuzu anlatıyor..

    2.Soruyla başlamıştır. Ve örneklendirmeler yaparak konuya devam etmiştir..

    3.Gözlemci bakış açısıyla yazılmıştır ve karşılaştırmalar yapılmıştır örnek verilerek..
    4.Katkısı olmuştur, konuyu açıklaması hakim olması ve örnekler vermesi bunu gösterir.
    5.Göndergesel işlevde kullanılmıştır. Ayrıca örneklendirmeler,yazar isimleri ve kaynaklar gösterilmiştir..

    2.Etkinlik

    1.* Bu soru yüzyıldır tartışılıyor (zaman zarf)
    * En az bir doksan yıl için çizilş oldu (zaman zarfı)
    * Çoğu zaman (zaman zarfı)

    2.Farklıdır çünkü örnek vericek olursak ;

    '' Okula gittim '' cümlesi sadece birşeyi belirtir durumu belirtir. Ama ;
    '' Bugün okula gittim '' cümlesinde daha ayrıntılı bir zaman işareti vardır yani burada zaman daha belirgindir..

    S.162 / 2.metin

    1.Yine soruyla başlamıştır..
    2.Burada yazar kişisel bilgileri eklemiştir. Örnek cümleler : -Bence ve
    diye söz aldı A.

    3.Etkinlik
    (tabloyu yapmadık , hoca işaret koymayın hiçbirine dedi, fazlada durmadık üzerinde)

    * Bundan hareketle tartışmacı anlatımda kelime ve cümlelerin özelliklerini belirleyin..
    - Tartışan kişi konu hakkında belli bir bilgiye sahip olması gerekir, kendini ifade ederken gereksiz söz tekrarından ve karmaşık kelimelere yer vermemesi gerekir.Kendi düşüncelerini kısa,kesin ve uygun bir üslupla kullanması gerekir..

    S.163
    Anlama ve yorumlama / 7.Etkinlik

    *Dil göndergesel işlevde kullanılır.
    *Tartışılan konunun tartışılabilir nitelikte olması
    *Açık ve kesin ifadelerin olması
    *Bir konu hakkında söz söyleyenlerin yani tartışanların o alanda uzman veya bilgili olması gerekir
    *Ve 2 zıt düşüncenin konusu ele alınır..

    10.Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Etkinlik Cevapları 183
    Hazırlık
    1-üniversiteyi bitirmiş iyi gelirli bir işe sahip olmak isterdim(tabi bu benim fikrim)
    2-gelecek nesillere temiz,barış içinde,savaşın olmadıgı...bir dünya bırakmak isterdim
    3-teknolojik gelişmeler olsun ama zararları da ortadan kalksın
    1.ETKİNLİK:
    *ÜTOPYA:gerçekleşmesi mümkün olmayan hayaller
    *ortak özellikler:-hayalidir -gerçekleşmesi mümkün degildir

  9. Moderatör Güleda

    Moderatör Güleda Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.623
    Beğenileri:
    4.563
    Ödül Puanları:
    113
    10.Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Etkinlik Cevapları 184
    1. Ütopya
    Thomas More, kendisinden sonra gelen bütün “toplum mühendislerini” etkileyecek bir kavram olan ütopya sözcüğünün isim babası olmasaydı, belki de yalnızca İngiliz siyasi tarihinde bir madde olarak kalacak ve onurlu mücadelesi pek bilinmeyecekti. Oysa, 1478 doğumlu Sir Thomas Moore, Kral’a, hayatı pahasına da olsa HAYIR demesini bilen ve inançlarını hiç bir baskı altında değiştirmeyen bir kişiydi. Farklılıkları daha Üniversite eğitimi sırasında belirmeye başlamıştı. Oxford’da Grekçe ile tanışmış ve Grek düşüncesini yeniden araştıran İtalyan Rönesanssına sempati duymuştu. Bu eğilimi ailesi ve otoritelerin tepkisini çekince, dostu Erasmus’un da etkisiyle hukuku seçti. 1504 ise, parlamentoda - VIII.Henry’nin vergi isteğine karşı çıkan- muhalif bir üyeydi. 1514’de şövalye de oldu.
    Kral, pek hoşlanmamakla birlikte, giderek popülerleşen, bilgisi ve tavırları ile sivrilen More’la ilişkilerini sıcak tutmaya çalıştı. Önce Adalet Bakanlığına getirildi More. Ancak, mahkemeye işi düşenlerden hediye almayı reddederek teamülleri çiğnedi! Ardından Kral’ın boşanma isteğini reddetti. Böylece sarayla arası açıldı ve 1532’de istifa etti bakanlıktan. Davet edildiği evlilik törenine de katılmadı. 1534’de VIII. Henry’nin parlamentodan geçirdiği “Üstünlü Yasası”nı da inançlarına ve hukuka aykırı bulduğu için kabule yanaşmadı ve kralın papadan üstün olduğuna dair yemin etmeyi reddetti. İpler gerilmiş, kılıçlar çekilmişti artık. Suçu idamı gerektirmiyordu, ancak yalancı tanıklıklarla “vatana ihanet ettiği” saptandı..! Tavrından vazgeçerse affa uğrayacağı söylendiği halde, inançlarını çiğnemedi, vicdanının sesine uydu ve başını cellada vermekten imtina etmedi (1535). Gerçek bir aydındı Thomas More...
    Kavram olarak Ütopya

    Kuzey ülkelerinde Rönesans, İtalya’dan sonra başladı ve hemen reformla karışmış bir duruma geldi. Bu nedenle dinsel etkilenmişliği vardı, anarşist ve ahlakdışı değildi. Tersine sofuluk ve kamu erdemiyle ilişkiliydi. Bu akımın örnekleri aynı dönemde yaşamış ve arkadaş olan Erasmus ve Sir Thomas More’dur. İkisi de meslekten filozof değillerdi, sistematik her şeye karşı hoşnutsuzluğu temsil ediyorlardı ve Skolastiğe olan tepkiyi belirleyen de bu hoşnutsuzluktu.
    Konuya balıklama dalmadan önce, sözcüğün sözlüksel bir tanımını vermek istiyorum. Ana Britanica’nın Ütopya maddesi şöyle ; “yaşayanlarına kusursuz bir düzen içinde var olma olanağı sağladığı kabul edilen ideal ülke”. Kelimenin çağrışımı ise, “olanaksız ölçüde idealist” reformcu görüşlere temel olmuştur(tabii buradaki idealizmi felsefi idealizmden ayırmak gerekiyor). Sözcük ilk olarak Sir Thomas More tarafından 1516 yılında telaffuz edildi. Terimi yunanca qu (değil) ve topos(yer) sözcüklerinden türeten More, olmayan yer anl***** gelen sözcüğü, bütünüyle akıl yoluyla yönetilen ortak mülkiyete dayalı bir kent devleti olarak betimledi.
    Yani, ütopya üretilmiş bir sözcük, ama kavramsallaşması ile birlikte, beklenmedik bir etki yaratmış. Onun üstüne herkesin farklı anlamlar yükleyişi basit bir dilsel olanaksızlıktan değil, toplumsal tasarımlardaki karşıtlıklardan geliyor. Gün****k konuşmalarımızda hayalcilik gibi kullanıyoruz bu sözcüğü, ama felsefi, siyasi ve ideolojik kuruluşları biraz farklı. Oralarda hayal ve gerçek birbirine karışıveriyor. En büyük ve etkili ütopyalar olarak, çok ya da tek tanrılı, cennet ve cehennem tasarımlı dinleri, bu hayal ve gerçek karışımı için örnek olarak göstermek mümkün. Thomas Moore’un bu kavramı kullanışından önceki tarihsel dönemlerde de -adı din ya da felsefe olsa da- ütopyacı anlayışları bulup çıkartmak hiç de zor değil. Bu tarih neredeyse yazının/mağara resimlerinin tarihi kadar gerilere uzanıyor.
    More’un Ütopyası
    Thomas More’un “Ütopya”sı, roman sanatının henüz ortaya çıkmadığı o tarihlerde, bir anlatı metni olarak kurgulanmıştır ve Kolomb’un keşiflerinin etkisiyle yazılmış ilk kurgusal metin olması nedeniyle de ilginçtir. Ütopya, Güney yarım küresinde bir adadır. Hikaye, bu adada yaşamış bir gemicinin, ada halkının kurduğu düzeninin mükemmelliğini Avrupa’ya tanıtması biçiminde sürer. Böylece More, hem İngiltere’deki iktidarın mutlak olamayacağını belirtir, hem de olması gerekenleri işaret eder. Siyasi ve ekonomik hayatı yeniden kurgular.
    “Ütopya”, devletin ilk mimari tasarım olarak da ilgiye değer; Bu ada devletinde, hepsi aynı plana sahip 54 kent var ve sadece başkentin planları değişik. Bütün cadde genişlikleri aynı (10 metre kadar). Herkesin evi aynı stilde. Evlerde bir sokak bir de bahçe kapısı var ve kilit yok. Herkes istediği eve girebilir, damlar da düzdür. Sahiplik duygusu olmasın diye 10 yılda bir ev değiştirilir. Köylerde her biri 40 kişiyi barındıran çiftlikler bulunur ve şimdi More’nun eşitliğinin sınırına geliyoruz, bu 40 kişiden ikisi köle! Her çiftlik yaşlı ve bilge olan bir kadın ve bir erkek tarafından yönetiliyor. Evlerin bile bu denli aynı olduğu adada elbette kılık ve kıyafet de belirlenmiş, herkes daha doğrusu her kategori yaz kış aynı türde giyiniyor. Bir giysi yedi yıl dayanacaktır. Çalışma sonunda giyilen yün harmaniyeler(pelerin) de aynıdır ve doğal yün rengindedir.
    Tanıtımı More’un cümleleri ile sürdürürsek;
    “Bizim toplumumuzda kadınlar, rahipler, hizmetçiler, dilenciler çoğunluk yararlı bir iş yapmaz. Zenginlerin varlığı dolayısıyla da gereksiz lüksler için çok emek harcanır. Ütopya cumhuriyetinde bunların önüne geçileceğinden çalışma 6 saat olarak belirlenmiştir. Eğer artık değer ortaya çıkarsa, günlük çalışma saati kısıtlanır. Aile ataerkildir. Evlenen oğul babasıyla oturur. Eve sığmazsa yeni bir eve aktarılınır. Kentler büyürse yeni bir kent kurulur. Hayvanların öldürülmesi, özgür yurttaşlar zalimliği öğrenmesin diye kölelere havale edilir. Yemek kamuya ait salonlarda yenir ve buradaki ayak işlerini de köleler görür. Evlenirken hem erkeğin hem kadının bakir olması esastır. Demirin olmadığı adada bunu sağlamak için dış ticaret yapılır. Savaş zaferleri ile övünülmez, ancak zorunluluk halinde savaşa girilir ve mümkünse paralı askerler tutulur. Altın ve gümüş birikimi savaş için yapılır. Gün****k hayatta ise altın ve gümüş oturak ya da hayvan zinciri olarak kullanılır ki nefret edilsinler. Mutluluğu zevkte bulan bir ahlak ve çilecilikten uzak bir dinsel tutum söz konusu. Kadınlar da rahip olabilir, rahipler onurlandırılır ama toplumda güç sahibi de değillerdir. Tanrıya inanmayanlar yurttaş sayılmaz ve siyasal yaşantıya katılmazlar ama hiçbir bakımdan rahatsız edilmezler.”
    Görülüyor ki More’un ütopyası şaşırtıcı ölçüde liberal ve o ana dek Hıristiyan dünyasında görülmedik derecede laiktir. Komünizm tasarısı ise pek önemli değil, çünkü ondan ne anlaşıldığı belirsiz ; üstelik bu tarz bir komünizm pek çok dinin söyleminde de fark edilir. Mesela, Müslümanlığın cennet tasarımını bile göz önüne getirirsek, mülkiyet ilişkilerinden söz edilmeyen eşitlikçi bir yaşantı algılarız. Buradaki liberal düşünceler; savaş, dinsel hoşgörü, yumuşak cezalar, hayvanların öldürülmesine karşı duyulan irkilti incelendiğinde ortaya çıkıyor. Sanki kendi geleceğini okumuşçasına, More, “Ütopya”sına, hırsızlığa ölüm cezası verilmesini eleştiren bir kanıtla başlar.
    Her ütopya, kendi çağının toplumsal koşullarının bir eleştirisi niteliğini barındırır. Dinsel bir inançla, yaşanan kötülüklerden, Hıristiyanlığın başlangıcındaki eşitlikçi görüşlerle arınılacağı öğretisine inanan Thomas More, siyasi iktidarın tek elde toplanmasına ve sınıfsal imtiyazlara karşı çıkan bir metin yazmıştır. Ne var ki, ilk bakışta eşitlikçi görünen bu ütopyanın da altını kazıyınca, bir çok ütopyada olduğu gibi, bireyi yok sayan ve tek tipleştirici bir toplum mühendisliği ile karşılaşırız. Toplumda farklılığa yer yokmuş gibi görünür, ama yönetimle ilgili kişiler bilgililer arasından seçilir. Yani ütopik de olsa, bilginin topluma yayılacağı düşüncesi öne sürülmez. Buradan, soylu kesimin yoksul halkı ne denli küçümsediği çıkarılabilir. Toplumun en hümanist ve aydın insanları bile, toplum tasarılarında sınıf farklılıklarını bir biçimde ortaya koyuyorlar. Ancak, 1518 yılında yazılmış bu metni kendi dönemindeki düşünceler, yasalar ve inançlar eşliğinde değerlendirmek gerekir. Buradaki tek tipleştirmedeki abartı, dönemin soylularının debdebesi ve toplumun büyük yoksulluğuna bir tepkidir mesela.
    Thomas More’dan sonra da bir çok ütopya yazıldı. Hatta, kimilerine göre Marx’ın komünizmi de bir ütopyaydı. Ütopya yazımının seçkinciliğine karşı anti-ütopyalar da üretildi. Ama, yapısı ne olursa olsun, “toplumsal ütopya, yoksul sınıfların ayrıcalıklı sınıflara ya da düşünen insanın varolan düzene karşı duyduğu hınçla başlar ama onu aşarak yeni toplum mo****ni çizer; yeni toplumun varlığını geçmişte ya da gelecek içinde, boşlukta bir yere yerleştirir, zamansa belirsizdir. Bu yeni toplum varolanın negatifidir. Bu düşünce çağının insanlarını devrimci eyleme çağırmamakla birlikte, mutluluk arayışı içinde, kurulu düzenin yıkılması için çalışır ve ara sıra yolunu şaşırmış olsa da her zaman bir değişiklik gereğini dile getirir”.

    a.ömer Türkeş

    2. Metinde yazar gerçekleşmesi mümkün olmaya bir düşüncesini, hayalindeki ülkeyi anlatmış ve bu ülkedeki yaşamı kendi bakış açısında değerlendirmiştir.
    3. Metinde yazarın düşündüğü ülke ve bu ülkede yaşayan insanların özellikleri anlatılmıştır. Anlatılan ülke ve bu ülkede yaşayan insanların özellikleri tamamen tasarı boyutunda ve gerçekleşmesi mümkün olmayan özelliklerdir.
    4. Metinden hareketle yazarın, geleceği çok güzel gürmek isteyen, hayal dünyası geniş bir ütopist olduğu söylenebilir.

    2.ETKİNLİK,

    • Cümlelerde yer alan “ve, oysa, yani” gibi sözcükler tek başlarına anlamı olmayan ancak cümlede kelime ve kelime gruplarını anlan bakımından birbirine bağlayan “bağlaç” görevinde olan sözcüklerdir. Bağlaçlar bağlandıkları sözcükler arasında çeşitli anlam ilişkileri kurar.
    2.Metin:
    1. metinde geçen “1.4 C° ile 5.8 C° arasında bir artış alacağını”, “Sosyal – ekonomik sektörleri ekolojik sistemleri ve insan yaşamını doğrudan etkileyecek nemli değişikliklerin olacağı”,”oluştura bilir” ifadeleri ihtimal anlamı vermek ve metinde gelecekle ilgili tahminleri dile getirmek için kullanılmıştır.
    2. Metinde anlatılanların çıkış noktası olarak küresel ısınma ve iklim değişikliği verilmiştir.

    3.ETKİNLİK

    Metinler Bağlaçlar Bağlama Grupları
    Ütopya
    ve – de – değil – ama
    -ya da – yalnız -
    ne… ne – da… da - da yani, ile
    Köle çocuklar yada başka memleketlerde köle olanlar, yönetici ve yargıç, savaştan da vuruşmadan da

    İklim Değişikliği
    ve – de – veya
    Ekonomik büyüme ve nüfus artışı, öngörülemeyen veya tahmin edilemeyen
    çevresel, sosyal ve ekonomik sonuçlar.

    bağlaçlar çıkarıldığında metnin anlatımında bozulma olduğu gibi
    • Bağlaçlar tek başlarına anlamı olmayan, görevli sözcüklerdir.
    bağlaçlar sözcükler söz gruplarını ve cümleleri birbirine bağlar.
    Bağlaçlar başka kelime sınıfların(edat,zarf) geçemez.
    Bağlaçlar cümlede öge olamaz.

    Basit bağlaçlar
    Ve-de-yani-ama-ile

    Türemiş bağlaçlar.:yalnız
    Birleşik:ya da veya

    3.ve 4.metin
    1.metinlerde geçen ‘’varmıdır,yoktur,yoksa,öyleyse,değil mi,desem ki’’ifadeleri ihtimal anlamı taşımaktadır.bu ifadeler metindeki cümleleri ihtimal anlamıyla birbirine bağlamakla görevlendirilmiştir.

    4.ETKİNLİK
    ----3 metindeki bağlaçlar çıkarıldığında metnin anlamında bozulma olduğu görülür.çünkü bağlaçlar,cümleleri,kelime ve kelime gruplarını anlam olarak birbirine bağlamakla görevi sözcükler oldukları için bağlaçlar çıkarıldığında metindeki bu anlam birliği de bozulacaktır.
    ---bazı bağlaçlrın yerine başka bir bağlaç kullanılabili.örneğin ve bağlacının yerine ile bağlacı veya bağlacının yerine ya.. ya bağlacı bile bağlacının yerine dahi bağlacı kullanılabilir.

    ----ve ,ile bağlaçlarının yerine virgül,ama,fakat,çünkü,de bağlaçlarının yerine de noktalı virgül kulanılabilir.

    5.ETKİNLİK
    ZAMAN BİLDİREN KELİMELER
    Anda---verip---bir nisan akşamı---günlerden sonra bir gün –sonra-sesimi tekrar duyduğun gün

    BİRLEŞİK BAĞLAÇLAR
    Doğar---toplarlar----yardımlaşır----arıyorum---düşmüşüm---sürdüm---kopardım---karşılayacak---

    ---zaman bildiren kelimler ve çekimli fiiller metnin anlamını zaman bakımından etkilemiştir.

    ceomax bunu beğendi.
  10. Moderatör Güleda

    Moderatör Güleda Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.623
    Beğenileri:
    4.563
    Ödül Puanları:
    113
    10.Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Etkinlik Cevapları 194-197
    sayfa 194

    1.mülakatı yapan kişi ile attila ilhan'ın resmi bir hitap ve dinleyiş tarzları vardır.mülakatta bu resmiyet önemli bir özelliktir.

    2.metinde gerçekleşen iletişimde görme ve işitme duyularının etkin olarak kullanılması mülakatı olumlu yönde etkilemiştir.

    3.mülakatı gerçekleştiren kişi attila ilhan'a sorularını yöneltirken resmi bir üslup kullanılmıştır.

    4.attila ilhan ,sorulara cevap verirken aynı resmiyetin içinde samimi bir üslup kullanmıştır.

    5.metnin giriş bölümündeki tanıtımdan anlaşıldığı kadarıyla röportaj bir televizyon veya radyo programında gerçekleştirilmiştir.

    6.karşılıklı konuşmalar bağlama ve konuşan kişilere göre değişir.

    7.mülakatın uzun yada kısa olması yapılan söyleşinin niteliğine göre değişebilir.

    sayfa 195

    1.metinde yazar kış aylarını ,günlerinin kısa olması sebebiyle sevmediğini ancak kışın soğuğundan şikayetçi olmadığını dile getirmiştir.

    2.yazar düşüncelerini sıralarken okuyucuyla sohbet havası içerisinde,samimi bir üslup kullanmıştır.

    3.ETKİNLİK

    GELDİĞİ GİBİ:
    gönderici:yazar
    ileti:kış ayı ile ilgili düşünceler
    kanal:yazı
    alıcı:kuyucu
    bağlam:metin

    ATTİLA İLHAN 'LA MÜLAKAT

    gönderici:mülakatı yapan kişi attila ilhan
    ileti:sorular-cevaplar
    kanal:öz
    alıcı:attila ilhan mülakatı yapan kişi
    bağlam:mülakat

    *mülakat metninde iletişim soru-cevap şeklinde gerçekleştirildiği için söyleşmeye bağlı bir anlatımla iletişim gerçekleştirilmiştir.''geldiği gibi''metninde ise yazar iç konuşmaya (monolog)dayalı bir anlatım gerçekleştirmiştir.

    sayfa 196

    4.ETKİNLİK
    *metnin anlatımında jest ve mimiklerin kullanılmasının anlatımı daha doğal ,daha etkili bir hale getirdiği vurgulanır.


    5.ETKİNLİK

    *verilen cümlelerde geçen ''hay hay''ifadesi olur,tamam,peki anlamlarına gelecek şekilde bir düşünceyi ,''hay Allah!''ifadesi ise bir duyguyu dile getirecek şekilde kullanılmıştır.

    *metinlerde geçen ''keratalar ,vuuu,üşüdüm,hele şimdi ,değilsiniz ya,ah,hay hay ,ibey,arabacı ,bravo ''gibi sözcükler bir duyguyu ifade ederek ,seslenme anlamı taşıyarak ünlem görevinde kullanılmıştır.

    sayfa 197

    1.metinde yapılan bazı söz ve anlam tekrarları anlatımı daha etkili hale getirmek ve bazı ifadelere dikkat çekmek amcıyla yapılmıştır.


    7.ETKİNLİK

    YALNIZ ÇOCUĞUN AZABI :ağaçların bile sıhhatine imrenerek yürürdüm. Bende onların arasındayım ve onların arasında büyüğümde yoktu.. Yalnız bende meçhul bir hastalık vardı. Sekiz yaşımdan beri çekiyordum.

    Bende buradaki pek çok çocuk gibi nice muayene odalarının önünde yıllarca bekledim. Artık benim yanımda büyüğümde yok, artık ondört yaşımdayım. Yalnız başıma demir parmaklıklı kapıyı geçip 9.Hariciye Koğuşu’na doğru ağaçların sağlığını kıskanarak yürür, içimi ürperten bu dehlize birazda korkarak girerdim

    TUB!Ş ve qawsed2007 bunu beğendi.
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş